Nasıl kuru bir anlatım, nasıl sıkıcı bir üslup... Kitabı kırk katıra bağlamak yerine kendi satırlarında doğramayı uygun gördüm:
"Zavallı Sibylle sizin hikayenizi istememekte neredeyse haklıymış. Gerçekten de bu akşam hayal gücünüz berbat çalışıyor." (S.40)
Henry James'in "aşk için ölmeli aşk o zaman aşk" temalı eserlerinin bu ayağında, "Güvercinin Kanatları"ndaki gibi nefret uyandıracak karakterler yok, baş kişimizin saygı duyduğu bir rakip ve himayesi altına girdiği bir kadın mevcut; aşka tutulduğunda da kahrından öleceği bir travmaya maruz bırakılmıyor. James'in yer yer okurla konuştuğu, hızlı kurguda bırakmayı seçtiği boşluklar için okuru bilgilendirdiği, betimlemelerle ustaca örülmüş kısa öykü, tam tadında bitiyor ve damakta bıraktığı lezzet bayatlamadan dimağımıza işleniyor. Seçtiği genel temalar açısından, yazarla tanışmak için ideal bir kitap olabilir.