Hayatta gördüğü çirkinliğin içinde doğurduğu nefreti hayat kadar doğal karşıladığı için, kötülüğü ve merhametsizliği yine temel ilkeler olarak gören adam, sanki haklı bir intikam alıyormuş gibi hiç duraksamadan oğlanın kolunu sıvadı.
Sağır'ın o güne dek gördüğü ve tanıdığı insanların neredeyse tümü, hesap kitap işlerini erkeğe, güzelliği ve onu üretmeyi de kadına yakıştırır, ikincisini aşağılamak bir yana, üstelik onu kirletmeyi ve lekelemeyi de marifet sayarlardı. Belki de güç tutkusunun insanı vardıracağı yegâne yer, erkeklik ve onu kullanmanın en kaba yolu olan şiddetti. Gel gör ki şiddetin en yalın biçimi, güzel olan, belki de dişil bir şeyi parçalamak ya da kirletmekti; bu da elbette insanda güçlü olduğu duygusu uyandırırdı.
İktisatçılara ve ahlakçılara soruyorum, sefalete, aşırı çalışmaya, umutsuzluğa, yozlaşmaya, ürkütücü cehalete, kahredici kör talihe ve sonu gelmez fukaralığa mahkûm olan bireylerin sayısını hiç
hesaplamışlar mı acaba?
- S O N -
erkekler kaldıracak benı yataktan, bu iki erkek, onlar daha güçlüler, ama kadınlar yıkayacak bedenimi, ölüleri yıkamak hep kadınların işi olmuştur, kadınların şu hayatta ne kadar çok şey yapmaları gerekiyor,