sinem

sinem
@sinemben
Kendi hayatını kendileri değiştiren insanlar vardır.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Sadece su değil, rüzgar ve deniz akıntısı da döngüde değil midir? Sadece bu adada değil, uzun zaman önce uzak yerlere düşen kar taneleri de şu bulutlatın içinde yeniden doğmuş olamaz mı?"
"En ilginci ise bizim kullandığımız dilden farklı olarak cümlenin yüklemindeki fiil ve sıfatlara gelen eklerin kısa oluşuydu…Bir gün şöyle demişti : “Rüzgar sert olduğu için böyleymiş, cümle sonlarını kısa kesiyorlar. Rüzgar sesi yüzünden cümlenin sonu duyulmuyor diye.”"
Bazı insanların ayrılırken sahip oldukları en keskin bıçağı çekip çıkardığını tecrübelerimizden biliriz. Karşısındakinin en zayıf ve yumuşak noktasına saplamak için çıkarırlar o bıçağı, o noktayı en iyi onlar bilir. Güç bela ayakta durabilen biri gibi yaşamak istemiyorum. Senin gibi. Yaşamak istediğim için seni terk ediyorum. Yaşam gibi bir yaşam için.
Mermiyle vurulanlar, Sopayla dövülenler, Bıçaklankp ölenlerden bahsediyorum. Ne kadar acı çekmişlerdir kim bilir? İki parmağın kesilmesi bu kadar acıtıyorken. Öyle ölen insanlardan, bedenlerinde son nefeslerini verdirecek kadar bir yerleri delinmiş ve kesilmiş insanlardan bahsediyorum.