Sinem

Dorian Gray'in Gerçek Yüzü
Puan vermedi·264 syf.··
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 15:25
Kitap hiç kimsenin kabul etmek istemediği güzelliğin çirkin tarafını çok güzel bir şekilde ortaya koymuş. Geçmiş zamandan bu yana güzel olan ya da toplumun güzellik standartlarına uyan insanlar her zaman daha iyi muamele görmüştür. Günlük hayatta sırf güzel olduğu için sevilen ya da güzel olduğu için öncelik verilen veya güzel olduğu için nefret edilen insanlarla karşılaşmışsınızdır. Dorian Gray'in Portresi bu güzelliğin kalkanında nasıl saf bir kötülüğün bulanabileceği ve ne kadar tehlikeli olabileceği hakkında. Bu kitapta da (spoiler) güzelliğini koruyabilmek için Tanrı'ya yakaran Dorian'ın isteğinin kabul olmasıyla başlıyor. Artık Dorian istediği günahı işleyebilirdi kendisi ve -aşığının onu çizdiği- tablo dışında kimse günahlarını bilmeyecekti. Onu yargılayacak tek şey kendi vicdanıydı artık. Ancak Dorian'da bu vicdan hesabını göremiyoruz. Ruhu gitgide bencilleşiyor ve kendi çıkarlarına uyan her şey artık iyi ve mümkünken tam tersi kendi çıkarına uymayan şey kötü ve mümkünatsızdı. Çünkü kimse onun o masum ve güzel yüzünün altında böyle bir karakter sakladığını bilmiyordu. Artık 'iyi'nin anlamı Dorian için bir şeyden haz almaktı. Kendisi için intihar eden bir sevgili zavallıydı, onu deliler gibi seven kişiyi öldürmesi ise öldürdüğü kişinin hadsizliğiydi ve onu öldürmeye gelen kişinin bir kurşunla kazara vurulması onun şansıydı. Ancak Dorian'ı rahatsız eden bir şey vardı -insanların onun gerçek yüzünü görmesiydi-. O tablodan haberi olan ya da onun ikiyüzlülüğünü gören herkes yeryüzünden silinmişti ama o tablo hala oradaydı. O tablo onun günahlarının kanıtıydı-son kanıt-. Onu yok ederse artık onun kötülüğünü ve çürümüş ruhunu gösteren hiçbir şey kalmayacaktı. Ama tabloyu yok etmek için kaldırdığı hançerin kalbine saplanmasıyla trajik bir şekilde ölüyor. Aslında bu
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Turkuvaz Kitap · 201999bin okunma
Reklam
Kendine Ait Kilitli Bir Oda
Puan vermedi·136 syf.··
2023 11. kitabı
Her kadının ve erkeğin ayrım olmadan okuması gereken bir yapıt. Neden Savaş ve Barışı, Jane Austen değil de Tolstoy yazmıştır? Shakespeare gibi şairler kadınlardan neden çıkmamıştır? Ya da neden başyapıtların çoğu erkekler tarafından yazılmıştır? Nerede kadın filozoflar? Kadınların hiç fikri olmamış mı 18.yy'a kadar? Kadınlar neden gölgelerin ardında kalmıştır birçok toplumda? (Spoiler) Virginia Woolf'a da kadınların kurmaca metin arasındaki bağlantı hakkında bir yazı yazılması istenmesi üzerine ortaya çıkıyor bu başyapıt. Virginia Woolf ise kadınların kurmaca metin yazabilmesi için kendilerine ait kilitli bir odaya ve paraya ihtiyacı olduğu kanısına varıyor. Ama sadece bu yeterli miydi? Hayır. Belki günümüzde evet ancak geçmişte bir kadının kendine ait bir odası olması ya da zengin olması yazmak için başka engeli olmadığı anlamına gelmiyordu. Kadınların önüne bu engeller erkeklerin hep kadınları aşağılamasından ve kadınlara belirli görevler çizmelerinden geliyor. Kadın fiziksel ve zihinsel olarak aşağı görülüyordu. 18.yy'nın öncesine kadar kadın yazarlar hakkında sadece tahminde bulunabilsek de kitapların raflarının kadınların ne kadar aşağı oldukları, kadınların vucüt yapıları, kadınların nasıl davranması gerektiği hakkında kitapların doldurması bize neden daha önce bir kadın yazarın büyük eserlerine sahip olmadığımızı gösteriyor. Kadının görevi nakış işlemek, piyano çalmak, güzel giyinmek, ev işlerinin hepsini halletmek, birisiyle evlenip çocuk doğurmaktı. Kitap yazmak bir yana kadınlar eğitimden bile yoksundu. Kadının sesi çıkmayanı değerliydi. Düşündüklerini söyleyen veya yazan kadın ayıplanıp dışlanıyordu. Toplumun düşünen kadına ihtiyacı yoktu. Toplumun çocuk doğurup ona bakacak ev ile ilgilenecek sessiz bir köleye ihtiyacı vardı. Ki zaten kadın düşünse ne
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İthaki Yayınları · 201648,1bin okunma
Zeze Gibi Büyüdük
Puan vermedi·280 syf.··
2023 9. kitabı
Güneşi Uyandıralım'a başlamadan önce okunması gereken bir kitap var: Şekerportakalı. Şekerportakal'ını 4. sınıfta hocamız içinden sorular sorup sınav yapacak diye almıştık. Ancak ben normalde kitap okumayı sevsem bile bir şey dayatıldığında yapmayan bir çocuktum. O yüzden kitabı sınav zamanı okumadım sınavdan da gayet düşük aldım. Sonra o yaz kitabı bitirdim ve en sevdiğim kitap haline geldi. Benim için çok değerliydi. Şimdi kimin dediğini hatırlayamadığım bir söz geliyor aklıma, benden bir parça taşıyan kitap güzeldir. Belki de Zeze ile ortak noktalarımız hislerimiz vardı bir yandan. 1968'de yazılan bir roman, 2010'da başka bir çocuğun duygularına tercüman oluyor. Ne garip değil mi? Kitapların en sevdiğim yanlarından biri de bu zaten. Hangi zamanda olursak olalım, insanız ve belli duyguları paylaşıyoruz. Üzüntü, sevgi, umut ve bir daha birçok ortak noktamız var. Yoksa 40 sene önce yazılmış bir kitapla empati kuramazdık. Ve evet tam da bu yüzden 10 yaşımda Şekerportakalı kitabıyla aramda farklı bir bağ kurulmuştu. Ama taa bugüne kadar Şekerportakalı'nın devamı nezdinde olan Güneşi Uyandıralım kitabını okumamıştım. Ne demek gerekir bilmiyorum ama ben genelde iyice araştırıp kitap alan biri olmadım. Belli bir bütçe ayarlayıp sahaflarda gezen birisiyim daha çok. Kitabı rafta görür ona gözümü koyarım ve mutlaka alırım. Ve Güneşi Uyandıralım da bu suretle elime geçti. Harika bir kitap 6 yaşındaki Zeze'nin büyüdüğüne ve içindeki güneşi uyandırmaya çalışmasına tanık oluyoruz. Kitabı okurken büyümüş olduğumu fark ettim kendimin de.
Çocuk Edebiyatı
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 201642,8bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2023 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2023 03:59
İlk bölümü bitirip de el yazılarına geldiğinizde işler ilginçleşiyor. Aynı zamanda kitabın iki muhtemel alternatif son sunması beklenmedikti. Zülfü Livaneli en sevdiğim yazarlardan birisi. Onun kaleminde beni ve benim gibi milyonları çeken bir bağ var. Beni romanlarının içine çeken en belirgin özellik Livaneli'nin realist bir biçimde karakterleri ve olayları anlatması. Yaşamdan ve gerçeklerden ilham alması romanın içinde kendimizden bir parça bulmamızı sağlıyor. Serenad ve Kardeşimin Hikayesi kitaplarını çok severek okumuştum ve bu kitabı da sırf yazara ve kedilere olan düşkünlüğümden dolayı aldım. Ve hiç pişman olmadım. (SPOILER) Yalnız kitapta bir ara hastanedeki bakanın yüzünün tanınmayacak halde olması ve karakterin onu babasına benzetmesi yüreğimi hoplattı. Yine Kardeşimin Hikayesi'nde olduğu gibi bizi bir sürpriz bekliyor sandım. Ve bu şekilde düşünmemin bir sebebi de kitabın sonuna doğru Sami'nin babasının ellerinin içinin yandığı bilgisinin verilmesi. Sami'nin bakanı öldürmeden ellerindeki yanıktan onu tanıyacağını ve aslında tüm bunları yapanın; sevgilisini öldürenin, onu yurtdışına gönderenin ve hapishanede ona işkence edenin babası olduğunu hatırlayacak diye düşünmüştüm ancak pek de öyle olmadı.
Göç ve Mültecilik
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202329bin okunma
99 Hikaye 99 Ders
Puan vermedi·216 syf.··
2023 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 01:22
Kitap kıssadan hisse hikayelerden oluşuyor. Mesela diyerek okumaya başlayacağınız 99 hikaye; Sadi'nin "Gülistan ve Bostan", Molla Camii'nin "Baharistan", Lamiizade'nin "Letaif", İbnü'l Cezvi'nin "Kitabu'l Ezkıya" ve "Kitabu'l Hamka", İmam Gazali'nin "Aşkın Halleri" gibi kitaplardan esinlenerek bir kısmı modern zamana uygulanarak bu kitapta yer almış. Doğal olarak bu kitaplarda olduğu gibi hikayeler bölümlere ayrılmış yazar tarafından. Bu bölümler : kişiye dair, aşka dair, topluma dair, dine dair, bilime dair, devlete dair olmak üzere beş tane. Kitap ve içindeki hikayeler çok değerli ve nükteli. Ancak ben birçok kitabı aynı anda okuyorum. Uyumadan önce, iş yerinde, okulda, metroda giderken ve özellikle zaman ayırıp okuduğum kitapların hepsi ayrıdır. Çünkü her kitap her yer ve zamanda okunamaz. Bu kitap ise iş yerinde mola verince veya otobüste metroda çıkartıp içinden iki üç hikaye okuyabileceğiniz türlerden. Peki öneriyor muyum? Dürüst olmak gerekirse ben çok hikaye insanı değilim. Bana romanlar daha iyi geliyor. Her açıdan görmek ve ayrıntıları bilmek istiyorum. O yüzden kısa hikayeler beni pek tatmin etmiyor. Uzun zamandır okuduğum ilk kısa hikaye kitabı almamın tek sebebi ise İskender Pala'nın bu değerli kitaplardan derleyip harmanladığı kıssadan hisselerden bir nebze faydalanabilmek.
Edebiyat
Meselaİskender Pala · Kapı Yayınları · 20211,810 okunma
Reklam