Neredeyse hiç bilinmeyen Warka Dönemi’ni incelerken, Obeyd’in parlak "yalancı doğuşunu" gözlemledik ve sonunda uygarlık belirtileri saydığımız birçok öğeyi içeren bir buluntu topluluğuyla karşılaştık. Bu buluntu topluluğuna "Proto-Literate" (ön-yazı, ilk yazının bulunduğu aşama) denir; bu aşama artık yazıyı da içerir. Ne kadar eski olursa olsun, yazının tarihöncesi değil de tarih sayıldığı ilkesine dayanarak, bu buluntu topluluğu artık ilk bulunduğu yere göre değil, içeriğinin tarihsel önemine göre adlandırılmıştır.
Bazı kapsamlı yayınlar bu buluntu topluluğunu, buluntu yerlerine göre adlandırmaktadır. Ben size ilk yazının bulunduğu bu aşamanın, "Uruk Dönemi" olarak adlandırılan dönemin ikinci yarısını ve "Cemdet Nasr Dönemi" olarak adlandırılan Erken Tarih Dönemi’ni kapsadığını belirteceğim. Bu aşama, başlangıcından sonuna kadar sürekli bir gelişim göstermektedir. İlk yazının bulunduğu bu aşamanın buluntu topluluğunun tanımını ve tarihsel önemini, geleneksel tarihçelere bırakıyorum. Prof. Thorkild Jacobsen, daha sonraki çiviyazılarında bulduğu öykülere dayanarak, bu aşamanın kültürel öyküsünü benden daha iyi anlatabilir. Burada, elde edilen arkeolojik kanıtların işaret ettiklerini kısaca anlatmam yeterli olacaktır.
İlk yazının bulunduğu aşamaya ait buluntu yerlerini tamamen kazmamız gerekse de veriler, bu yerleşimlerin küçük bir kentsel alanı kapsadığını göstermektedir. Mimari olarak, yüksek teraslar üzerine kurulmuş görkemli, büyük ve anıtsal tapınaklar inşa edilmiştir. Bu tapınakların tasarım ve süslemeleri, Obeyd Dönemi’nde yerleşmiş olan örüntüleri izler, ancak temel değişiklikler boyutlardadır. Warka’yı kazan Alman arkeologlar, bu döneme ait tapınak komplekslerinden birinin tamamlanmasının, bin beş yüz işçinin günde on saat çalışmasıyla beş yıl sürdüğünü