Uzun uzun okudum, neredeyse yazılanların yarısının altını çizdim, tekrar okurum diye yirmi sayfasını işaretledim.
Gözümde yaşlarla bitirdiğim bir kitaptı.
Otuz senelik kısacık hayatına sığdırdığı her şeyin anısına, bir ağıt yakmak gibiydi Sylvia Plath’ın Günlükler’ini okumak.