Zambra’yı daha önce okumuş ve Şilili Şair kitabına bayılmış biri olarak Çocukluk Edebiyatı kitabına çok beğendim. Üslubunun farklılığı yüzünden bazı okurlar tarafından eleştirilse de ben yazarın yazım tarzını çok beğeniyorum ve herhangi bir metni okuduğumda bunun Zambra’nın kaleminden çıkıp çıkmadığını anlıyorum. Bu kitap da yazarın baba olduktan sonra hissettikleri, çocuğuyla ilişkisi hatta daha fazla babasıyla çocuğu arasındaki ilişkiler üzerine yazılarından oluşuyor. Eğer yazarla daha önce tanıştıysanız baba olduktan sonra kalemindeki değişiklik benim gibi sizi de çok duygulandıracak.
Öncelikle bu kitapla ilgili spoiler da içeren bir inceleme yazmak istiyorum. O yüzden henüz kitabı okumamış olanlar incelemeyi burada bırakabilir.
Kitap son birkaç aydır o kadar popüler ve herkes
Suat Derviş ne yazsa okurum diyenlerdenim.
Yeniden Yaşayabilseydik kitabı da gayet sürükleyiciydi.
Herkesi affeden, herkesin yanında olan bir kadın olan Şadan’ın ölüm döşeğinde tüm hayatı ile yüzleşmesi çok sarsıcıydı.
İnsanı kendi yaşamı ile yüzleştiriyor yeniden yaşasaydık yine aynı şeyleri yapar mıydım diye sorgulatıyor. Keyifli okumalar.
Çok iyi bir kurgu çok sürükleyici bir hikaye. Ne kadar tahmin yürütürseniz yürütün mutlaka beklenmedik bir olayla karşılaşıyorsunuz kitapta. Ben çok beğendim yazarın kalemine sağlık.
Alex Schulman’ın üçüncü kitabı 17 Haziran yeni çıktı. Ben de yazarın sevenleri çok olduğu için bir inceleme yazmak istedim, kitap kesinlikle çok sürükleyici, merak uyandıran ve bir oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap. Yine yazarın tarzına uygun bir aile hikayesi fakat bence bu kitap Malma İstasyonu’na da Hayatta Kalanlar’a da benzemiyor. Daha akıcı daha merak uyandıran bir kurgusu var.
Geçmişinde bir günle irtibat kurmaya çalışan Vidar ve onun etrafındaki olayları okuyoruz ama bu sefer hikayenin hem içindeyiz hem dışında. Eminim çok beğeneceksiniz.
Yazarın da kalemine sağlık.