Zambra’yı daha önce okumuş ve Şilili Şair kitabına bayılmış biri olarak Çocukluk Edebiyatı kitabına çok beğendim. Üslubunun farklılığı yüzünden bazı okurlar tarafından eleştirilse de ben yazarın yazım tarzını çok beğeniyorum ve herhangi bir metni okuduğumda bunun Zambra’nın kaleminden çıkıp çıkmadığını anlıyorum. Bu kitap da yazarın baba olduktan sonra hissettikleri, çocuğuyla ilişkisi hatta daha fazla babasıyla çocuğu arasındaki ilişkiler üzerine yazılarından oluşuyor. Eğer yazarla daha önce tanıştıysanız baba olduktan sonra kalemindeki değişiklik benim gibi sizi de çok duygulandıracak.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öncelikle bu kitapla ilgili spoiler da içeren bir inceleme yazmak istiyorum. O yüzden henüz kitabı okumamış olanlar incelemeyi burada bırakabilir.
Kitap son birkaç aydır o kadar popüler ve herkes tarafından o kadar övülüyor ki ben de sonunda dayanamayıp aldım ve gerçekten dünyanın en akıcı kitaplarından biri 400 sayfayı iki günde bitirdim. Fakat bunca övgünün, önerinin sadece kitabın akıcılığına yapılmış olduğunu düşünüyorum. Çünkü özür dilerim ama kitap tam anlamıyla bir acı p*rnosuydu.
Ne bir edebi hazzı ne de o eski kitaplara mahsus nahifliğe sahipti. Okuduğuma çok pişmanım ve kesinlikle kimseye önermeyeceğim bir kitap. En kötü hayat şartlarında bile iyilerin bazen kazandığını ya da en azından kazanma ihtimali olduğunu görürüz. Fakat bu kitapta asla öyle bir şey yok Nazan diye bir kadın var etrafındaki herkes kötü ve hepsinin kötülüğününün bedelini Nazan tek başına ödüyor ve ne hikayenin içinde ne de sonunda Nazan’ı kazandığı tek bir an bile olmuyor. Yapılan bütün kötülükler yapanların yanına kar kalıyor. Şu an kitabı çok pasif agresif bir şekilde eleştirdiğimi düşünebilirsiniz ama bunca yıllık okurluk tecrübeme dayanarak bu kitabı politik doğruculığa sığınmadan eleştirmek istiyorum.
Örneğin Nazan eşine karşı yeterince cilveli olmadığı için eşi tarafından eleştiriliyor ve sonuçta kocası ondan soğuyor. Sonra kocası barda tanıştığı ve daha önce karısını aldattığı Jale’yle evleniyor ve gayet mutlu bir evliliği oluyor. Hikayenin bu noktasında kitaptaki karakterlerin kafasında da Nazan ve Jale karşılaştırılıp Jale’nin cilvesi ve işbilirliği sayesinde mutlu olduğu Nazan’ın saflığı ve cilvesisiniz yüzünden mutsuz olduğu anlamı çıkarılıyor. İster duygusal açıdan bakın ister mantık açısından bu kitabın övülecek hiçbir yanı yok. Karakterin başına daha neler gelecek merakıyla
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Suat Derviş ne yazsa okurum diyenlerdenim.
Yeniden Yaşayabilseydik kitabı da gayet sürükleyiciydi.
Herkesi affeden, herkesin yanında olan bir kadın olan Şadan’ın ölüm döşeğinde tüm hayatı ile yüzleşmesi çok sarsıcıydı.
İnsanı kendi yaşamı ile yüzleştiriyor yeniden yaşasaydık yine aynı şeyleri yapar mıydım diye sorgulatıyor. Keyifli okumalar.
Çok iyi bir kurgu çok sürükleyici bir hikaye. Ne kadar tahmin yürütürseniz yürütün mutlaka beklenmedik bir olayla karşılaşıyorsunuz kitapta. Ben çok beğendim yazarın kalemine sağlık.
Alex Schulman’ın üçüncü kitabı 17 Haziran yeni çıktı. Ben de yazarın sevenleri çok olduğu için bir inceleme yazmak istedim, kitap kesinlikle çok sürükleyici, merak uyandıran ve bir oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap. Yine yazarın tarzına uygun bir aile hikayesi fakat bence bu kitap Malma İstasyonu’na da Hayatta Kalanlar’a da benzemiyor. Daha akıcı daha merak uyandıran bir kurgusu var.
Geçmişinde bir günle irtibat kurmaya çalışan Vidar ve onun etrafındaki olayları okuyoruz ama bu sefer hikayenin hem içindeyiz hem dışında. Eminim çok beğeneceksiniz.
Yazarın da kalemine sağlık.