Kitap o kadar gerçekti ki bittiğini algılayamadım. Hakkari’de Bir Mevsim, Hakkari’nin dağ köylerinden birine sürgün edilen öğretmenin anlatısı. Yaşadığı yabancılığı, anadolunun denetlenmeyen ücra kent yöneticilerinin adeti haline gelmiş iş yürütmezliği karşısındaki çaresizliği ve yalnızlığı o dilinden anlamadığı insanlar arasındaki karanlık kuyu gibi yalnızlığı… Okumadım da yaşadım sanki.
Tarihte hiçbir ülke yoktur ki kurucusuyla bu kadar mücadele etsin. Bizleri tebaa olmaktan kurtarıp yurttaş olmamızı sağlayan bir lidere şükran duyacağımız yerde sistematik biçimde adını her yerden silmeye çalışıyoruz.