Kitabın sonlarına doğru saplantılı aşkın bizi hedeflerimiz, arzularımız doğrultusunda motive olmaya iten tutkuların sağlıklı bir evrimine tanık olmuş gibi hissettim. Aslında kitap istenseydi karakterin derin duygularıyla ve olaylarla daha uzun bir roman olarak işlenebilirdi. Sanki bir hikayenin taslağını okumuşum, potansiyeli varken kullanılmamış gibiydi. Bence bu sebeple çoğu okur da kitabı, başlığını uzun cümlelerle açıklar nitelikte yorumladı. Kendi kişisel algılayış şeklimden midir bilmiyorum ama ilk cümlede bahsettiğim şekilde sürecin karaktere verdiği zarara karşın telefonun beklenmedik anda gelişi, o süreçte yaşadıklarına rağmen karakterin hayatında unutulmaz gördüğü ve kıymet verdiği kendi tutkusuna duyduğu hayranlık gibiydi.