Sinem Kadıoğlu

Sinem Kadıoğlu
@sinemkadioglu
Şöyle yazıyor Michael: “Marjorie’nin yaptığı işin özelliği ondan çok fazla şey talep edilmesi değil, herhangi bir konuda karar verme tasarrufunun olmamasıydı.” Buna karşın üst kademe kamu görevlilerinin aklına bir fikir geldiğinde bu fikri gerçekleştirme şansları yüksekti. Varoluşunuzun tamamına yayılıyordu bu. Dünyayı nasıl gördüğünüzü belirliyordu. Alt kademe kamu görevlileri ise pasif kalmayı öğreniyordu.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
“Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şey, hayata yönelik tutumumuzun değişmesidir. Kendimizin de bunu öğrenmesi ve dahası umutsuz insanlara hayattan ne beklediğimizin önemi olmadığını, önemli olanın hayatın bizden ne beklediği olduğunu öğretmemiz gerekir. Hayatın anlamını sorup durmak yerine, kendimize her gün ve her saat yaşam tarafından sınanan insanlar olarak düşünmemiz gerekir. Cevabımız sözle ve meditasyonla değil, doğru eylem ve doğru tavırla olmalıdır. Hayat, nihai olarak sorunlara yönelik doğru cevaplar bulmak ve her bireyin sürekli karşısına çıkardığı görevleri tamamlamaktır.”
Sayfa 87·Kitabı okudu
“Kimi insanların, biz diğerlerinin acı verici şüpheler ve ardı arkası kesilmez denemelerle ulaşmak durumunda olduğu en derin kavrayışları kendi duygularının girdabından hiç de çaba göstermeden çekip çıkarma becerisine sahip olduklarını fark ettiğinde, insanın iç geçirmeye pekala hakkı vardır.”
Sayfa 87·Kitabı okudu
… Adların tahmin edilmesine gelince, bir kişinin adını söylemek, o adın her dile getirilişinde o kişiyle ilgili bir istekte ya da kutsamada bulunmak demektir. Kendimizdeki bu ikili mizacı ego ile tini evlendirmek için adlandırırız. Bu adlandırma ve evlendirme işine -insani sözcüklerle- kendini sevme denir. Ayrı ayrı iki kişi arasında gerçekleştiğinde ise buna, birbirini sevme adı verilir.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Guillome Apollinaire şöyle yazıyordu: “Onları kenara götürüp uçmalarını söyledik. Durup beklediler. ‘Uçun!’ dedik. Durdular. Onları kenardan ittik. Ve uçtular.”
Sayfa 99·Kitabı okudu