Sinem Sanalp Doksöz

Sinem Sanalp Doksöz

, bir kitap okudu
7/10
·548 syf.·
21 günde okudu
·
2021 15. kitabı
Zülfü Livaneli
8.8/10 · 5,3bin okunma
Reklam
Gazetelerde şöyle bir haber gördüm: "Urfa'da berdel verilen Şahe Fidan kocasıyla kavga edip, daha fazla dayanamayarak sığındığı baba evinden geri gönderilince, bir buçuk yaşındaki bebeğini sırtına bağlayıp, evin banyosunda kendini astı." Şahe'nin yakınları, "Bizde evlenen kadının koca evinden ancak cesedi çıkar." demişler. Dedikleri gibi de olmuş. Şahe kızım, başka bir yol bulamadın mı kendine? Ah benim bahtsız kızım, bebeğini sırtına bağlarsan o da seninle gelir mi sandın? Sana ipin ucundan başka çare bırakmayan ülkemde hala neler gündemde bir bilsen. Bir buçuk yaşındaki kara gözlü oğlun, seni çıktığın yolculukta yalnız bıraktı. Artık onu hırsızların ve üç kağıtçıların saygı gördüğü, soytarıların alkışlandığı, işbirlikçi ve onursuzların baş tacı edildiği bir ülke bekliyor. Dilerim bir gün sağ salim büyüdüğünde bir büyük kentin kara duvarlı sefil bir mahallesinde umutsuzluk ve acılar içinde kaybolmaz.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Oğlu, sevdiği yemeğini bitirsin diye, ölüsünün yanında sessizce bekleyen annenin hikayesini anlattığınızda bir arkadaşınıza, onun hiç tepki vermeden ağladığını görmüşseniz ya da bugünlerde, ağzınıca götürdüğünüz her lokma boğazınızdan bir türlü geçmiyor ve yutkunuyorsanız sürekli ve oğullarını birer birer toprağa veren annelerin ülkesinde, kendi oğlunuzu koklamaktan hicap duymaya başlamışsanız eğer, birbirinizin hayatlarını da fark etmeye başlamışsınız demektir. Bu da iyi bir şeydir. Şimdilik...
Sayfa 73·Kitabı okudu
7/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 10:34
Hep bahsedildiği gibi "okuması zor, yarım kalma olasılığı yüksek"; ancak aynı zamanda fazlasıyla sürükleyici ve büyüleyici bir roman. Kuşaklar boyunca isimlerin tekrar etmesi okumayı zorlaştırsa da, kitap ilerlediğinde olayların akışı içinde kimin kim olduğunu, soy ağacına bakmadan çıkarabilir hale geliyorsunuz. Muz İşçileri Katliamı'nı anlattığı bölüm, hem geçmişi anlatan hem de aslında bugüne ışık tutan bir kısım olmuş ve bence çok kıymetli. Kitabı okurken yer yer sıkılmama rağmen, yazarın anlatım tekniği, olayları ince ince örmesi benim için kitabı sürükleyici kıldı. Ailenin yüz yıl içinde bu kadar kalabalık ve aynı zamanda bu kadar yalnız olmasına yapılan vurgu ile son sayfalarda şifresi çözülen el yazmaları aklıma kalacak detaylar oldu. Anlattığı "doğaüstü" olaylar ve değişik takıntıları olan karakterler, bana yer yer Orhan Pamuk kitaplarını anımsatırken; "zamanın geçmediği, bir çember içinde dönüp durduğu" mesajı da Proustvari geldi ve bu iki tespitim okurken bana büyük zevk verdi.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma