We cannot know God as He is, but we can experience His qualities indirectly through the creations He chose to create. Similar to what happens when white light hits a prism and spreads out to unveil the color spectrum, when the light of the name Allah pierces the dense prism of creation, it manifests into the spectrum of divine names. Like white light that carries all colors within its singularity, the name Allah carries the infinite divine names within its oneness.
Bilim insanları bu mini mini "zaman-madde-enerji-kuv-vet" kırıntısına, belki noktadan bile küçük boyutsuz ortama deyim yerindeyse "tekillik" (singularity) adını veriyorlar
Sayfa 17·Kitabı okudu
Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
SINGULARITY:
Tekillik. "2050'ye kadar makineler, şeyler insanlaşacak; insanların içinde de bir sürü nano-makine, çip" olacak. İnsanlara gözle görülemeyecek küçüklükte çipler takılacak, sürülecek, gömülecek vb. Şeylere, makinelere de bilişsel yetenekler, duygu yüklenecek. İnsanlarla makineler bütünleşecekler, tekilleşecekler" diyen akım. Yönderi: Fütürist Ray Kurzweil.
Makinelerle, robotlarla, hologramlarla, yapay zekâyla bütünleştiğimiz, kısaca "Singularity=Tekillik" denen, neredeyse ölümsüzlüğün mümkün olabileceği yıllara ön hazırlık yaptığımız yıllardayız demiştik. Biraz daha ilerleyelim; bu linkten ya da QR koddan blogumdaki yazıya girip (goo.gl/bEhQT6) "ölümsüzlüğe giden yolculuğumuzun yani "2045 Projesi'nin" Türkçe altyazılı videosunu, hâlâ izlemediyseniz mutlaka izleyin...
ÖLÜMSÜZLÜK MÜ? YOK ARTIK!...
Makinelerle, robotlarla, hologramlarla, yapay zekâyla bütünleştiğimiz, kısaca "Singularity=Tekillik" denen, neredeyse ölümsüzlüğün mümkün olabileceği yıllara ön hazırlık yaptığımız yıllardayız demiştik. Biraz daha ilerleyelim; bu linkten ya da QR koddan blogumdaki yazıya girip (goo.gl/bEhQT6) "ölümsüzlüğe giden yolculuğumuzun yani "2045 Projesi'nin" Türkçe altyazılı videosunu, hâlâ izlemediyseniz mutlaka izleyin... Eminim bir kez izlemek yetmeyecek. Birkaç kez hatta aklınıza geldikçe tekrar seyredecek, her seferinde başka bir detaya takılacaksınız... Videoda 2045 Evrim Partisi'nin Başkanı Dmitry Itskov'un başlattığı 2045 Hareketi'ni göreceksiniz. 2011'de yayınlanan video, 2045 yılında hologram bir vücuda beyin transferinin, bilişsel kabiliyetler dahil olmak üzere, gerçekleştirileceğini iddia eden çalışmaları yansıtıyor. 2045.com'da yayınlanmış olan ve burada paylaştığım infog: grafikte ise adeta ölümsüzlüğü tanımlayan yeni, holografik insan modelinin uzgörülen evrimi anlatılıyor. Proje aslında Ray Kurzweil tarafından Amerika'da yıllar önce ortaya atılan ve ben dahil pek çok fütürist ve bilim insanı tarafından desteklenen Singularity kavramının Rusya'da hareketlenen bir benzeri, yansıması niteliğinde. Yer verilen iddialar her halükârda dikkat çekici ve olasılığı yüksek. Beni en çok etkileyen kısım ise videoda sık tekrarlanan "Artık yeni teknolojik gelismelere ihtiyacımız yok. Şimdi insanlığın yeni formunu bulmak üzerinde düşünmeliyiz" ve şu son yüzyılda yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı yalın biçimde ve sadece "Değişim içindeyiz, değişiyoruz" diye izah etmemiz mümkün değil. Bu olanlara ve olacaklara "İnsanlığın Transformasyonu"/Trans Humanism demek daha doğru mealinde çıkarımlar var. Hakikaten de öyle... Tamamen katılıyorum. Teknik olarak insanı dahi
DİJİTAL KERDEŞLERLE UZLAŞMAYA ALIŞMAK ZAMANI...
Bundan böyle, insanlar arası uzlaşmak kadar ve belki de daha fazla "şeylerle, insansı robotlar, akıllı sistemlerle, Yapay Zekâ (Artificial Intelligence-AI)" ile uzlaşmayı becermemiz gerekecek. Yıllardır, hele de "kurumsal hayat" sarmalında isek başarılı olmak için insan ilişkilerini yönetmenin, iletişimin ne kadar önemli, belirleyici olduğunu acı tecrübelerle de olsa öğrendik. O konudaki maharetimizi artırmak için tonlarca ders, koçluk alıyor, kitap okuyoruz. Şimdi üstüne bir de makinelerle uzlaşmak mecburiyeti eklendi. Onların da tamamen dijital olan dilinden, halinden anlamak gerekiyor! Misal: Bir müşterinin siparişini mi onaylayacaksın? Önce sistemden, yani dijital amirden gelen uyarılara dikkat kesilecek, "Bunlar eksik, tamamla da gel!" dediği şeyleri tamamlayacaksın. Bir yerden mi gireceksin? Kapıda içinden geçtiğin cihazlara saklanmış dijital bekçi abiye senin sen olduğunu ispatlayacak, üstünde tehlikeli bir şey olmadığını dijital olarak anlatacak, bipletmeyeceksin hazreti... Yoksa geçemez, giremezsin. Örnekler çok basit ama "dijital kardeşler" dediğim, insan dişında ama insan gibi davranan şeylerin, şu anda bile hayata ne ölçüde sızdığını canlandırın diye yazdım. Şimdi etrafınıza, yaptığınıza ettiğinize bir bakın bakalım... Neredeyse sahici insanlar kadar, dijital kardeşlerle de iletişim, ilişki halinde değil misiniz? 2014'te "En Orijinal Senaryo" Oscar ödülünü kazanan Her (goo.gl/Jh9jD1) filmini izlemeyenler, hemen izlesin. Daha bu yıllarda bile işletim sistemine âşık olan insanları seyrediyor, meşhur "Sight" videosundaki gibi (goo.gl/PD1tDD) sanal durumları bilimkurgu değil de her an olabilirmiş gibi (istemeden de olsa) kabulleniyorsak, Singularity=Tekillik o kadar uzak değil demektir...