Bana kendini anlatıyorsun, sanki bir insan değil de yıkılmış bir devletin son nüfus sayımısın.
Bir gün köylüsün, toprağa secde eden ellerin var. Bir gün diktatör, kendi kalbine bile söz hakkı vermiyorsun.
Sana güzel desem aynalara savaş açıyorsun. Çirkin desem bütün gece susuyorsun.
Zeki olduğunu biliyorum. İnsan kendi canını bu kadar ustalıkla yakmayı aptallıkla başaramaz.
Herkes aura peşinde koşarken sen yaralarının etrafında dolaşıyorsun. Sanki acı çekmek gizli bir asalet nişanıymış gibi.
Omuzlarında taşıyorsun
Yaşaman lazım.
Bunu sana kaç kere söyledim bilmiyorum.
Çünkü sen bazen yaşamamayı düşünürken bile hayatın ortasında duruyorsun.
Bir bebek ağlaması duyunca dönüp bakıyorsun,sinirden
yaşlı bir köylü görünce üzülüyorsun, kırık bir ağacı görünce susuyorsun.
Ölmek isteyen dünyanın ayrıntılarını böyle sevmez.
Kalp damarlarında dolaşan şey kan değil senin, itiraz.
Bu yüzden yoruluyorsun.
Bu yüzden kimseye benzemiyorsun.
Seni dinleyen herkes başka bir anlam çıkarıyor.
Farklı yorumumda seni, bir mezhep oluşuyor
Bir kısmı deli diyor . Bir kısmı şair. Bir kısmı kayıp. Bir kısmı kurtulmuş.
Ben hiçbirine inanmıyorum.
Çünkü ben seni gecenin üçünde sebepsiz yere sessizleşen yüzünden tanıyorum.
Dünyayı değiştirmek ister gibi konuşup bir kediyi incitmekten korkan kalbinden.
Ve sana bakınca bazen garip bir şey düşünüyorum
İnsanların güç dediği şey belki de yalnızca kırılmaya devam edip taşlaşmamaktır diyorum sana
Act