Belemir

Belemir
@sinirlibilim
Freud tam bu noktada yaşayanlar arasındaki ilişkilerin de ikircikli olduğunu gösterdi. Totem ve Tabu'da şöyle yazıyordu: "Belli bir kişiyle yoğun bir duygusal bağ kurulan neredeyse her durumda, şefkatli sevginin arkasında bilinçdışı, örtük bir düşmanlık buluruz."
Sayfa 42
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Melankoliğin asıl şikâyeti çok daha derinlerde yatar. Ona göre yalnızca yüzeysel özellikleri değil varlığının özü değersiz ve yanlıştır.
Sayfa 37
Yastaki kişi kaybolanın ne olduğunu az çok bilir ama melankolik kişi için kaybolanın ne olduğu her zaman açık değildir. Kimi kaybettiğimizi, onlarda neyi kaybettiğimizden ayırmamız gerekiyor.
Sayfa 36
Yas tutarken ölenler için kederleniriz, melankolideyse onlarla beraber ölürüz.
Sayfa 13
Analiz bilinçdışındaki malzemeye ışık tutmayı amaçlar ve bu her zaman zor ve öngörülemez bir süreçtir. Hiçbir şey önceden bilinemez ve analistle hasta arasındaki ilişki bütün samimi insani bağlar gibi inişli çıkışlı olabilir. Analizin bu özellikleri, çağdaş anti-risk toplumumuzun istediği şeylerle (seri ve öngörülebilir sonuçlar, mutlak şeffaflık, istenmeyen davranışın ortadan kaldırılması) neredeyse hiç uyuşmaz. Bu tarz çözümleri sunan analiz değil BDT'dir. Ödenmesi gereken bedel ise derinde yatanları değil yüzeysel problemleri hedefleyen kozmetik bir tedavidir.
Sayfa 22