Tiyatro okumayı birkaç kere denemiştim geçtiğimiz senelerde ama sevememiştim. Bu sene Herik Ibsen'in Yaban Ördeği ile tiyatro okumak, çok hoşuma gitmeye başladı. Sonra Shakespeare'in birkaç eserini okudum. İki yazar o kadar farklı ki. Açıkçası, her ne kadar Shakespeare'in edebi üslubunu, mitolojiden yararlanmasını ve her ne kadar eserlerindeki taht kavgası kurgusundan süre sonra sıkılsam da bazı karakterlerinin psikolojik yaratımını severek okudum ama Ibsen'in Yaban Ördeği'ndeki sembolizmi, Nora'daki feminist eleştirinin tohumlarını okumak bana daha çok zevk verdi. Tiyatroda bir derdin olması, toplumu değiştirme niyetiyle yola çıkılmasını seviyorum.