İnsan bir başkasını kendinden çok
sevebilir diye karar vermiştim, oysa kendim de biliyordum ki tek arzum olduğum yerden çıkmak, dünyaya adım atmaktı ve o adım için bir bahane, bir mazeret gerekliydi.
Benim de herkes gibi kaygısız, sevinç dolu bir yaşantıya hakkım yok mu? diye soruyorum. Ben de herkes gibi günlük sevinçlerin, heyecanların akışına kapılıp gidemez miyim? Neden olaylar, benim üzerimde silinmez izler bırakıyor? Kaderime lanet ediyorum.