Özgür

Puan vermedi·440 syf.··
2024 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2024 00:00
Goleman'ın bu kitabına yazdığım inceleme yazımı yanlışlıkla silmem üzücü oldu çünkü çok bilgilendirici bulduğum, beğendiğim bir kitaptı. IQ ve EQ'nun detaylı bir şekilde ne olduğunu öğretip ve bunların nörofizyolojik düzleme de oturmasını sağlayan çok iyi bir kitaptır. Beynin bölümlerine kadar içeriyor. Bilinçli düşünmede prefrontal kortekste birtakım tepkimeler meydana gelirken; korku, kaygı, endişe tarzı hislere kapıldığımızda; özellikle amigdalanın çok hızlı sinyaller vermesi gibi insanın kafasındaki mekaniği daha da netleştiren kapsamlı bir anlatıma sahip. Oysa birçok psikolog gibi EQ'yu şahlayan ancak hiçbir nörolojik düzleme oturtmayan bir eser de yazabilirdi fakat bunu yapmamış. EQ'nun başarı konusunda stratejik açıdan daha faydalı olduğuna, ben de Goleman gibi inanıyorum. Ayrıyeten 2023 ve 2024'te bu kadar okunmuş bir kitap değildi ama dopdolu bir içeriğe sahip olmasından dolayı popülaritesinin giderek daha da artacağına inandığım bir kitaptır.
Duygusal Zekâ EQDaniel Goleman · Varlık Yayınları · 20193,656 okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.··
2025 40. kitabı
Sevip de bir türlü kavuşamayan aşk temasının hem sinemada hem de edebiyatta çok sık işlendiği bir gerçektir. Buna rağmen, İskandinav Edebiyatı'na giriş kitabı olarak neden bu temada bir kitapla ilerledim, bilemiyorum. Yine de bazı pasajlarda, hoşuma giden parçacıklar vardı, hemen bunlardan birini notlarımdan aktarıyorum: "Artık sizi bir daha göremeyeceğim, o yüzden dizlerinize kapanıp ayakkabılarınızı, yürüdüğünüz toprağı öpmediğim, sizi dile getirilemeyecek kadar çok sevdiğimi gösteremediğim için pişmanım. Burada yatmış, hem dün hem de bugün keşke bu kadar hasta olmasaydım da, tekrar eve dönüp ormana gidebilseydim, ellerimi tuttuğunuzda oturduğumuz o yeri bulabilseydim diyordum, çünkü orada yere uzanır, sizin izinize rastlar mıyım acaba diye etrafa bakınırdım, ortalıktaki fundaların hepsini öperdim." Adeta taparcasına bir sevgi, ölüme yakın olmanın verdiği çaresizlik hissi ve geç kalınmışlık duygusunun etkili bir şekilde yansıtılması güzel olmuş. Özellikle birçok edebiyat türünde karşılaştığım, kadının erkeğe veya erkeğin kadına aşırı mesafeli olduğu nezaketli aşık tiplemelerini de çok severim. İfadelerde, aşık olunan kişiden "sen" değil "siz" diye bahsedilmesi veya Fransız Edebiyat'ında "tu" değil "vous"nun özellikle tercih edilmesi etkileyici detaylardır. Üzücüdür ki, modern Amerikan/İngiliz İngilizcesi'nde böyle nüansları vurgulayacak bir ayrım yok.
VictoriaKnut Hamsun · Can Yayınları · 20231,556 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 62. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2020 00:00
Bu bir pipo değil bu bir görseldir. Çünkü bir şeye bakış atmak demek, onu soyutlamak demektir bir bağlamda. Gökyüzüne birkaç saniye baktığınızı düşünün, başınızı başka yöne çevirdiğinizde o artık gökyüzü olmaktan çıkar, çünkü sizin imgeleminizde kalan izlerdir artık. Fuko'nun aslında en ince kitaplarından birisi olsa da düşündürmeyi asla ihmal etmeyen çok sevdiğim kitaplarından birisidir. Sanıyorum ilk kez 2020'de okumuştum ve adeta sarhoş olmuştum. Bunların dışında Rene Magritte'ın tablolarını da çok beğenirim, hazır bu kitap okunuyorken, tablolarını bilmeyenler onları da inceleyebilirler. Güzeldirler.
Bu Bir Pipo DeğildirMichel Foucault · Yapı Kredi Yayınları · 20251,627 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2023 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2023 00:00
21. yüzyılın en komplike müzik türlerinden birisi jazzdır bir diğeri ise film müziğidir. Özellikle film müziğinde yaylıların (strings) ve vurmalıların (percussions) kullanımı beni her zaman etkilemiştir. Enstrümanların bu kadar ön planda olmadığı, synth tabanlı film müziklerindeki kullanılan ses tiplemelerinin de çok karakteristik olduğunu düşünüyorum. Tabii ki bunlar, kompozisyonu (scoring) yaratan bestekardan bestekara çok değişse de genelde kafalarda canlanan portre üç aşağı beş yukarı yakındır. Yazıcıoğlu, kitabıyla bu kadar değerli ve bilgi kıtlığı olan bir konu üzerine yazmış. Ama çok az bilgi içeren ve konuyla ilgili hiçbir önemli hususa değinmeyen bir kitap ortaya çıkarmış. Kitaptaki tek önemli ve es geçilmemiş konu, besteleme yaparken senkron sorunu yaşamamak adına time code'ların önemine ilişkin vurgu olmuş. Bunun dışında müzikle uğraşanlar için değil de daha çok standart okuyucuya hizmet eden bir kitap olduğu söylenebilir.
Film Müziği TeknikleriMustafa Yazıcıoğlu · Gece kitaplığı · 20162 okunma