Sümeyye Nur Demirok

Sümeyye Nur Demirok
@sinnurde
Çalışmak,sevmek ve ahlak
Ama biz güneşin ve ışığın özgür çocukları, Büyük Ruh'a sadık kalmalı, böyle taşlarla onun kalbini kırmamalıyız. Yalnız yolunu şaşırmış,hastalıklı ve tanrının elini elinde hissetmeyen insanlar bu taştan yarıklar arasında güneşten, ışıktan ve yelden yoksun kalarak mutlu olabilirler. Papalagi'nin sözde mutluluğu kendinin olsun. Ama bizim güneşli kıyılarımıza taş kutularından dikmeye kalkıştığında hepsini başına yıkmalıyız. Mutluluğumuzu taştan kutular, gürültü, duman ve yarıklarla yok etmeye çalıştığında karşısına dikilmeliyiz.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Reklam
'Bize ışığı getireceğinize inandırmıştınız" demişti son kez birlikte olduğumuzda, "oysa sizin niyetiniz bizi de kendi karanlığınıza çekmekti."
Sayfa 15·Kitabı okudu
Avrupa'yı hiçe sayan Tuiavii, yerli atalarının Avrupa'nın ışığı ile aydınlanmak gibi büyük bir yanılgıya düştüklerinin bilinci içinde sürdürdü yaşamını. Tıpkı ilk beyaz misyoneri, yüksek kayalardan "Defolun gidin, sizi gidip pis iblisler" diyerek yelpazesi ile kovan Fagasalı bakire gibi o da, Avrupa'nın kötü ruhu temsil ettiğini düşünüyordu;masumiyetini korumak isteyenlerin sakınması gereken yıkıcı ilke olduğunu.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Ahh Martin Ahh
Puan vermedi·416 syf.··
2024 4. kitabı
Çok çalışma, akıllıca çalış lafı varya, işte o Martin galiba. Normalde bu kadar çalışan biri hem daktilo bilmesi sayesinde avukatlığa-Ruth bir ara öyle demişti daktilo işi ile başlar ilerledikçe avukatlığa kadar gidersin diye- hem de istediği mesleği yapar aslında ama şu da var, Martin gibi birini inatla bir mesleğe itmeye çalıştıkça, normalden daha çok nefret ve iğrenmesine sebep oluyor. Bir de edebiyat tayfasından olunca daha bir hassas paşam. Yazarlık için arı gibi çalışırken, daktilo başındaki işte,koala gibi hareket ederdi. Böyle durumlar da işe olumlu tarafından bakmak lazım işte. Sonuçta bir şeyler yazıyorsun daktilo ile de :). Ama bunu kendimiz çok yapamıyoruz, etrafımızdakiler farkına varmalı. Will Olney karakteri az vardı kitapta ama karakteri sevdim. Hele bir ara "gel kral tacını vereyim" dediğimi hatırladım. Martin, Ruth da, öz de diğer kadınlara benzer diye düşünüp, biraz daha yakınlaştık dediğinde, içimden "senin de diğer erkeklerle aynı olman gibi -Ruth ve kendi sınıfında ki kadınları karşılaştırırken çok net gördük ki bu karşılaştırma çoğunlukla beden karşılaştırmasıydı- ama sen de bunun farkında değilsin demiştim bir tık sinirlenerek. Martin mükemmelliyetçi bir adam ama gerçekçi değil. İstiyor ki yazdıkları editöre gidince "aman tanrım bunu kim yazmış harika bir şaheser. Kelimeler çok güzel kullanılmış. Kim bu kişi? Ona en yüksek ücretten ödemeliyiz" desinler. Bir vakitler denizciydi ve çok deneyimler elde ederek hayatı gördü. Keşke biraz daha gerçekçi hedefler alıp, edebiyatta ilerleseydi. Brissenden'ın şiirini yolladıktan sonra yazdığı hikaye ve şiirlerin kabul edilmesine hiç şaşırmadım.(Aslında burada birbiri içinde üç durum var: Birincisi yayınevleri, çok şükür ki bir insan evladının lafını dinledi-Brissenden'ın yayınevlerine yolla demesi-,
Martin EdenJack London · İz Yayıncılık · 2019135,1bin okunma

Sümeyye Nur Demirok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.··
2024 4. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135,1bin okunma
Reklam