Tabancayı doğrultup namluyu Lennie'nin ensesine yaklaştırarak nişan aldı. Eli titriyordu ama yüzü kararlıydı. Elini sabitledi sonra... Tetiği çekti. Merminin sesi tepelerde yankılanıp geri geldi. Lennie sarsıldı, yavaşça öne doğru devrildi, kumların üzerine serildi, hiç titremedi.
İnsan geceleri burada böyle yalnız kaldı mı, kitap okur ya da böyle şeyler düşünür. Düşünür ama yanında ona şu şöyledir, bu böyledir diyecek biri olmaz. Belki bir şey görür, ama gerçekten gördü mü, doğru mu, yanlış mı, bilemez. Birine dönüp, sen de görüyor musun ahbap, diye soramaz. Anlayamaz. Elinde ölçücek bir şeyi yoktur.