…; dışarıya çıkmam çünkü dışarıda olmak, dışarıda bulunmak da benim için fevkalade itici, rahatsız edicidir. Kocaman sokaklar caddeler, üzeri açık, yanları açık, güneş vurur, yağmur yağar, insanlar var, sesler var, arabalar var. Nasıl becerirler onca karmaşanın içindeyken bir başınaymış gibi olmayı. Anlaşılır şey değildir.
İsmail, diğer arkadaşları gibi bunun da bir sorun, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir mesele olduğunu iddia eder. Ama aslında buna inanamazlar, mesela başkadır. Aslında benim her şeyi aştığımı düşünürler ve itirazları bile hayranlık içerir.
“Hadi çıkalım biraz, manyak mısın, böyle evde saksı çiçeği gibi durmak olmaz. Çıkalım, dolaşalım biraz, hava al, nefes al, açılırsın. Hadi.”
Açılırsam kapanmak için uğraşmam gerekir, ayrıca saksı çiçeği gibi durmak neden tercihe şayan olmasın. Saksı çiçeği olmak kötü mü?