Deli Gömleği

Güray Süngü
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
5 Temmuz 2019
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 2010
Yayınevi:
İz Yayıncılık
ISBN:
9786053260462
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·200 syf.··
2025 10. kitabı
İlk incelememi özellikle bu kitapla yapmak istedim. Kitabı okumamın üstünden 8 sene kadar bir süre geçti ama bende yeri her zaman farklı olacak bir eser bu. Hatta incelememi kitabı tekrardan okuyup yazmak istemiştim ama korktum okumaya. İsmini en sondaki hikayesinden almış olan bu kitap 12 farklı hikayeden oluşuyor. Hikayeler farklı ama karakterlerin duygu, düşünce, psikolojik durumu aynı. Kitap o kadar hızlı akıyor ki bi bakmışsınız bitmiş. Bu kitabın beni çok fazla etkileme sebebi okurken resmen beynimin konuştuğunu hissediyor olmaktı. Düşüncelerimin bu kadar bağdaştığı kendimi gördüğüm bir kitap daha olmadı. Okurken siz de içinde muhakkak kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Ve son olarak şunu söylemeliyim, bir kitap olsaydım bu kitap olmak isterdim.
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
Deli Gömleği/Güray Süngü
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2020 23:57
Sosyal medyada sıkça ismine ve kitaplarından alıntılara rastladığım Güray Süngü’ye öykü ödüllü ‘Deli Gömleği’ ile merhaba dedim. Güzel başladı, güzel devam etti, güzele yakın bitti. Güzele yakın bitti, ne demek; şöyle açıklayayım: Eserde kesif bir ‘intihar, ölüm’ kokusu tütüyor ama şu da var: öldü diyor ama bir sonraki satırlarda aslında ölmediğini görüyorsunuz ya da yaşayanın ölü olduğunu... Varın yok, yokun var olduğunu... Her şey bir anda oluyor. Kamuran Abi bir gün geliyor ve Bekir’e -ilk öykünün kahramanı-: ‘sıkılmıyor musun’ diye soruyor. Ertesi gün intihar ediyor. Böyle her şeyin hemen olup bittiği bir kitap. Buna en çarpıcı örnek de Bekir’in bir anda karısını öldürüp bahçeye gömmesi. O ayrı bir olay. Hele en son öyküde ‘olmayan hırsızlık’ var ki; akıllara zarar. Aslında bu vak’ayı gerçekte de birçok konuda yaşıyoruz. Eserde olay ve diyalogdan ziyade ruh ve iç muhasebesi mevcut. Kapalı, karamsar bir hava hakim. Ama bunların hiçbirini olumsuz bir yargı ile yazmıyorum. Kitabı gayet beğendim. 2 günde bitirmemden anlayınız bunu. Yazar çok derin ve ben o derinliğe vâsıl olamadım. Sadece yazarın üslûbuna alışık değilim ama daha çok okumak, daha çok alışmak istiyorum. Kitaplı günleriniz olsun efendim. Deli Gömleği Güray Süngü
Edebiyat
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2020 17:45
Bu kitabı ilk kez bundan iki yıl önce, hayatımın benim için kötü olan bir döneminde okumuş ve mükemmel bir kitap olduğunu düşünmüştüm. Belki de ben abartıyorumdur dedim. İki yıl sonra tekrar, hayatımın benim için nispeten öncekinden de kötü olduğunu düşündüğüm –ve değiştiğim, belki biraz da geliştiğim- bir döneminde tekrar okudum. Şimdi ilk okuduğum andan bile daha mükemmel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Güray Süngü’nün ilk öykü kitabı. İçinde 12 adet öyküyü ve çokça hüznü, delirmeyi, aşkı, istasyonları, uykuları, intiharları, kendinden kaçışları, kendine kaçışları, beklemeyi, hatta beklediği zamanı diktiği ağacın boyuyla gösterenleri ve daha nicelerini saklıyor. Ben pek bilmiyorum teknik olarak bir öykü kitabı nasıl incelenir, hele ki böylesi olunca. Kurgusal olarak birkaç öyküde eksik olduğunu düşündüğüm noktalar olsa da bana göre bütün olarak harika bir öykü kitabıydı ve hepsini çok sevdim. Yine de içlerinden bazılarını daha çok. Aslında tüm karakterler öylesine uçlarda geziyorlardı ki içimdeki psikoloji öğrencisi hep müdahale etmek istedi duruma ama onu ısrarla susturdum, “Şurda bir şey okuyoruz, tadını kaçırma” diye kızdım. Tüm öykülere hakim olan göreceli delirmeye ek olarak bir diğer ortak noktaları ise hep beklenmedik sonlarla bitmesiydi. İlk kez okuyanlar için garip gelen ama Güray Süngü sevenlerinin artık aşina olduğu o üslup, detayları besleyip büyütüp başını ağrıtması, sarsması, canınızı yakması. İnanır mısınız daha ilk öyküden o kadar çok soru çıkardım ki bir gün belki de yazar beye bunları sorabilirim diye. Belli mi olur, belki kesişir yollarımız da her okuduğum karakterle ilgili hesap sorabilirim dedim. Ama sonra, hakkında en çok soru biriktirdiğim öykünün içindeki karakterin –o karakter de bir yazardı- söylediği bir cümle kafama dank etti: “Yazdığı
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
5/10
·200 syf.·
2026 4. kitabı
​Normal şartlarda hikaye okumayı pek tercih eden biri değilim, bu yüzden kitabı bitirirken kendimi oldukça zorladığımı itiraf etmeliyim. Hem öykü formatının getirdiği o yapı, hem de işlenen ağır konular bu süreci benim için biraz sancılı hale getirdi. ​Ancak bu kitap, Güray Süngü ile tanıştığım ilk eser olması bakımından kıymetli. Yazarın dilini aslında sevdim; özellikle içsel sorgulamaları yansıtma biçimi oldukça başarılı. Hatta kitaptaki "Yaşayabilmek" hikayesi beni çok ama çok etkiledi; kesinlikle en favori hikayem o oldu. ​Sırf bu üslubun ve o hikayenin bıraktığı izin hatırına, yazarla olan "ilişkimize" bir şans daha vereceğim.:)
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2018 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2018 13:23
Bu saatte inceleme yazılır mı, bilmiyorum aslında. Ben pek sevmem, kafam da çok yoğun zaten. Ama bitiremedim kitabı gece, 110 sayfa okumuşken 30 sayfa daha okuyup kitabı bitirmek biraz yorucu geldi çünkü. Hele de, kitaba ismini veren öyküye gelmişken sıra: Deli Gömleği. Biraz incelemeli, biraz anılı, biraz da alıntılı kitap incelememiz başlasın o zaman.. Öncelikle perdelerini çek Mona Roza seni görmemeliyim, hiçbirinizi görmemeliyim. Görürsem anlatamam, nasıl tek başına karanlıklarda, yalnızlığımda okuduysam bu kitabı öyle de yazacağım. Bir rica efendim, lütfen kabul edin... Öncelikle Güray Süngü'ye teşekkür ederim böyle bir kitabı edebiyatımıza kazandırdığı için sonra da Necip Fazıl Kısakürek ödülünü bu kitaba layık görenlere.. Güray Süngü'nün de dediği gibi bizde biraz edebiyat ödüllerle canlanır eğer bu ödül olmasaydı belki de diğer kitapları da çıkmayacaktı belki de bu kadar bile tanınmayacaktı -ne yazık ama-. Aslında lafı uzatmaya gerek yok öncelikler sırasında aşağıda kalmış gibi görünse de benim en büyük teşekkürüm Burak'a. İmzalı bir kitaba başka türlü nasıl kavuşabilirdim ki -gelmediçünküizmite- hem de bir buçuk ay öncesinden bir doğum günü hediyesi olarak geldi bana. E iyi ki de geldi tabi. Ben de sonra dedim ki Gökçe sen bu kitabı oku ama doğum gününde oku ve bitir. İncelemen de hatta teşekkürün de hem belki böyle bir incelikle güzel hâle bürünür -kabalık olmamıştır inşallah- Evet evet şimdi biraz pat diye söylemiş oldum ama bugün o gün yani şey işte doğum günü denilen şey. Neyse lafı uzatmayacağım kitap imzalı, hediye falan daha ne olsun değil mi? Çünkü Güray Süngü eminim yani kitap güzel. Başlamadan önce de "vay be ne kifap yazmıştır" idi, başladım bitirdim "vay be yine ne kitap yazmış ama" diyorum. Çünkü bazı şeyler değişmezdir. Kitabımızda yazılması
Edebiyat
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
7/10
·200 syf.··
2018 221. kitabı
Daha ilk hikayeden sert bir depresif giriş yapan Süngü, genel olarak da umudunu kaybetmenin, yaşam içerisinde kaybolmanın, insanlarla bir türlü uyum sağlayamamanın hikayelerini anlatıyor. Derin trajedilere ortak olabiliyorsunuz. Etkileyici birkaç hikaye dışında diğer hikayeler de tarzıyla, edebiyat dünyamızdaki farklı bir soluğun üslubunu olumlar nitelikteler. Hikayeler kiminle ilgili diye güzel bir soru soracak olursak da bence en çok kendi içine düşüp kendiyle uzun monologları olanlarla alakalı.
Edebiyat
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2017 22. kitabı
Deliliğin kaç farklı tonu olabilir,sorusuna aradığımız yanıttır bu kitap ve o deliliğin her tonunda biraz biraz da kendimizi bulmaktır. Acaba hepimiz birer birer deliriyor muyuz? Yahut delirmek özümüz de kendimize mi geç geliyoruz? Kendini sorgulatan bir kitabın eşiği ve bu eşikten adımınızı attığınız an, Aramıza hoş geldiniz, Artık siz de içinizdeki deliye yaklaşmaktasınız.
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
Ya intihar ya intizar
10/10
·200 syf.··
2018 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2018 17:04
Uzun zamandır bu dünyanın havasını soluyup da bu gurbete alışamamamış olanlarımız var. Nefes aldığı anda acıya gark olmuş onlarca can... ve dünyanın faniliğine küfredip kendi ebediliğine kıyan. Zamana karşı müsabakaya giriştiğimiz şu andan itibaren ya ihmal ya da hep iptaldir delilik. Örneğin; işten 7 de çıktım, 47 dakika yol sürdü, eve geldim, beynimi yorgun hissettim, cam kenarına oturdum ( çünkü balkon dünkü yağmurdan dolayı girilmez haldeydi ) ve saniyeler geçtikçe çekilen güneşin o muazzam batışını izlemeye koyuldum. Delilik! Masada çalışılacak bir yığın dosya ve çalışma varken böyle bir şeyin yapılması o kişinin bütün emeğini soyunup deli gömleği giymesinin alametinden başka bir şey olamaz. Durum bu kadar vahim iken olmak istediğimiz 'ben' i olamamaktan yakındığımız mı delilik, yoksa tüm abartıyı ve pürüzü atarak saflığı aramanın adımı, düşünülmesi lazım. Elimdeki değerli kitapta bulduğum ise ruhun istediği benle beynin istediği benin arasında çıkan kavganın bir şarapnel olarak kalbe saplanması ve kişiyi bilinçli olarak intihara bilinçsiz olarak sonsuz bir intizara (beklentiye) sürüklemesi. Zaten beynini ve idrakini kendinden ayrı bir organ olarak hisseden biri için de bu zor bir şey olmasa gerek. Yazarın bu kitabı yazıp ve yayımlaması cesaret işi. Evet, hikayeler herkesin yaşanabileceği, yalın ve aksiyon dışı; ama hangimiz ne kadar değer verir günün ikindi sonrasına. Hatta bana sorulursa günün bu en hassas ve zayıf olan bu anını değil kaleme dökmek kendime bile açamam. Onu birisinin okuması ihtimali benim kendime olan güvenimi sarsar ve okunması sırrı döker, kadehi kırar ve ne ben kalırım ortada ne de sır. Günde o kadar şey yaşıyorum ki her halde ben kitaptaki bir kahraman gibi bütün yaşadığımı yazmaya kalksaydım ertesi güne bir şey yaşayamayacak olurdum
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
7/10
·200 syf.·
2019 149. kitabı
·
Güray Süngü’nün hafif sıklet ama kalben ağır İnsanın Acayip Kısa Tarihi isimli uzun hikâyesini okudum ilkin, sonra Düş Kesiği romanı geldi. Yazdıklarının Oğuz Atay’ın izinden gittiğini söylemek yanlış değil; ama okudukça görülüyor ki Güray Süngü’yü bu kadarla özetlemek yazara haksızlık. Yazar etkilendiği isimlerin özelliklerini taşırken ayrı bir yere sahip olmayı başarabiliyor. Bu yazıya konu olan Deli Gömleği isimli hikâye kitabı da, yazarın Oğuz Atay’dan nasıl ayrıldığını net bir şekilde gösteren bir hikâye kitabı. Ama aynı zamanda Deli Gömleği, yazarın bu “ayrı yer”inin kendisine nasıl bir hapishane hâline gelebildiğini de gösteriyor. İki yüz sayfa sayısı göz önüne alındığında, günümüz hikâye kitapları göz önüne alındığında hacimli denebilir Deli Gömleği için. Bu tip hacimli hikâye kitaplarında bir bölümleme beklerim; açıkça yapılmasa da mesela Cemal Şakar’ın Kara’sındaki gibi en azından tematik olarak bölümlendirme yapabilmeyi beklerdim. Ama bu pek mümkün değil. Zira hikâyelerin çoğu şehrin yalnızlarını anlatıyor. Ancak Şakar’ın Kara’sındaki kadar karanlık bir şehir anlatısı yok burada, şehir daha ziyade varlığı kabul edilegelmiş bir fon Süngü’nün hikâyelerinde -tabii burada Kaçacak Yer Yok isimli ilk hikâyenin bu değerlendirmenin dışında kaldığını belirtmek gerekir-. Karakterler daha evlerinden dışarı çıkamazken/çıkmazken, şehrin etkisini direkt hissetmelerini beklemek de abesle iştigal aslında. Küsecekleri, etkilenecekleri bir şehir dahi yok bu karakterlerin hayatlarında, o denli yalnızlar. Aslında karakterlerin yalnızlıklarının çoğu da evden çıkmamalarından kaynaklanıyor diyebiliriz; ama anlatılanlar durumun tam tersi olduğunu gösteriyor. Yazar bunu o kadar ayrıntılı açıklıyor ki, yazarın beğenmediğim hikâyelerinde dahi karakter işçiliğine hayran kalmamak
Edebiyat
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2018 128. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2018 14:49
Kitapla ilgili ne söyleyeceğimi bilemiyorum aslında. Güray Süngü'yle Gökçe sayesinde tanıştım. Kendisi yukarıda gayet güzel bir inceleme yazmış gerçi ama bende bir iki satır yazmak istiyorum. İnce bir kitap olmasına rağmen bende uyandırdığı etki büyük oldu, Zweig'in kitaplarını okurken de bu hissi yaşıyorum çok ince ama hissettirdikleri çok derin. Tarık Tufan'ın Beni Onlara Verme'yi bitirdiğimde de aynı böyle hissetmiştim. Yalnızlık, çaresizlik, kimsesizlik öyle kelimelerle anlatılmış ki iliklerinize kadar hissediyorsunuz, bu haleti ruhiye üzerinize çörekleniyor resmen bir de melankolik bir tarafınız varsa bu etki daha çok oluyor.. Ruhen çökmüş, kafasının içinde konuşan, delirmenin belki de en güzel halini okuyacağınız bu kitap farklı tarz arayanlar için güzel bir tercih olacaktır.
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,179 okunma

Yazar Hakkında

Güray SüngüYazar · 16 kitap
1976 yılında İstanbul’un sur içi mahallelerinden Kadırga’da doğdu. İlk öğretime Kadırga İlkokulunda başladı. Çocukluğu Ayasofya ve Sultanahmette geçti. Gedikpaşa’da esnaf olan babası sayesinde çalışma hayatını erken yaşta tanıdı. Üniversiteden mezun olana kadar bütün tatillerini Kapalıçarşı’da geçirdi. Farklı milletlerden, meşreplerden, dinlerden insanların arasında büyüdü. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde aldı. İktisat fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra özel sektörde çalışmaya başladı. 2009 yılına kadar çeşitli sektörlerde görev aldıktan sonra, yayın sektörüne geçti. Güray Süngü yazmaya Bursa yıllarında başladı. İlk öyküsü 1998 yılında Hece dergisinde yayınlandı. Bugüne dek, Hece, Hece Öykü, E-edebiyat, Ada, Özgür Edebiyat, İtibar, İzdiham, Cafcaf, Hacamat, CF, Edebi Müdahale, Post Öykü, Cins, Muhayyel gibi dergilerde öyküler ve yazılar yayınladı. Öğrenciyken yazdığı ilk romanı Dördüncü Tekil Şahıs 2006 yılında okuyucuyla buluştu. Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitapları ile Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü kazandı. 2018 yılında 14. Kristal Lale ödüllerinde yılın edebiyatçısı seçildi. Kitapları; Dördüncü Tekil Şahıs-Roman, 2006 Pencereden-Roman, 2006 Düş Kesiği-Roman, 2010 Deli Gömleği-Öykü, 2010 Kış Bahçesi-Roman, 2011 Hiçbir şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi-Öykü, 2012 Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk-Öykü, 2014 Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı-Roman, 2015 İnsanın Acayip Kısa Tarihi-Uzun Hikaye, 2016 Vicdan Sızlar-Öykü, 2016 İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, 2018