Jill Hathaway’nin Sırçalan adlı romanı, gençlik edebiyatının sıradan çerçevelerini aşarak hem psikolojik derinliği hem de gizem öğeleriyle öne çıkan, sürükleyici ve etkileyici bir hikâye sunuyor. Başkarakter Sylvia'nın başkalarının zihnine "kayma" yeteneği, romanın merkezinde hem bir lanet hem de bir aydınlanma aracı olarak yer alıyor; bu yetenek sayesinde sırlar ortaya saçılıyor, karakterlerin maskeleri düşüyor ve görünmeyen duygular kelimelere dönüşüyor. Hathaway’in sade ama çarpıcı diliyle ördüğü anlatım, okuru Sylvia’nın iç dünyasına ve karmaşık ilişkilerine hızla çekerken, gençliğin kırılganlığına, bastırılmış travmalara ve suskun kalan acılara ayna tutuyor. Sırçalan, yalnızca bir gençlik gerilimi değil, aynı zamanda kimliğini arayan, geçmişin yükünü taşıyan ve başkalarının hayatlarında kaybolurken kendini bulmaya çalışan bir genç kızın hikâyesi — içten, karanlık ve unutulmaz.
Slyvia sürekli bayılan bir lise öğrencisidir. Bir kız kardeşi var ve annesini kanserden kaybetmiştir. Doktor olan babaları ise sürekli hastanede olduğu için Mattie nin tüm sorumluluğu Slyvia'dadır. Slyvia aslında zannedildiği gibi narkolepsi hastası değildir. İnsanların zihinlerine gizlice sızan dünyaya onların gözleriyle bakan misafirdir. Her bayıldığında en son kimin eşyasına dokundu ise istemeden onun zihnine geçiş yapıyor.
Hikayemiz ise Slyvia nın Sophie'nin zihnine geçiş yapmasıyla başlıyor. Kız kardeşinin bir zamanlar en yakın arkadaşı olan Sophie İntihar ettikten sonra herkesin aksine o an kim olduğunu bilmediği katilin zihninde dolaşan Slyvia gerçekleri ortaya çıkarmaya karar veriyor. Bir zamanlar hastalık olarak gördüğü bayılma nöbetlerini katili ortaya çıkarmak için kullanmaya karar veriyor ancak bu karar, geçmişten gelen büyük bir sırrı da ortaya çıkarıyor. Eğer hayatta kalabilirse artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Polisiye ve gençlik kitapları arasında gezinen bir kitap. Liselerde ki zorbalığı yada gençlerin birbirine karşı ne kadar acımasız olabileceğini de gözler önüne seriyor.
Annelerini kaybeden iki kardeş, kısa adıyla Vee ve Mattie. Elbette ikisi de üzgün, ikisi de eksik...
Vee, narkolepsi denilen hastalıktan muzdarip, yetmiyor üstüne, birine ait eşyaya dokunduğunda uyku komasına girip, eşyasına dokunduğu kişinin ruhsal bedenine baygınlık geçirerek ışınlanıyor.
Vee, bir gün, ansızın, muzdarip olduğu bu rahatsızlık sebebiyle kardeşinin de dahil olma ihtimali olan art arda cinayetlerin rüyasal dünyasında buluyor kendisini. En garibi ise, rüyasal dünyasının gerçekle bir bütün olması sanırım.
Açıkçası sağlam bir gençlik romanıydı ve akıcı diliyle film izlercesine okuttu kendini. Yazar, hikayeyi birinci ağızdan yazdığı için, anlatıcının yani Vee'nin gözünden ve misafir olduğu ruhlarla yaşadığı tecrübelerden sonuca varmamızı sağlamış. Çok da ters köşeydi diyemem ancak severek okuduğum kesin :)
Kitabı oldukça beğendim, yabancı romanlarda içinde hissettiğim ve akıcı olduğunu düşündüğüm sayılı romanlardan. Karakterlere gelecek olursak baş karakterimiz vee aldığı ihanetten sonra asosyal olmuş biri. Annesini kanserden kaybetmiş sırf onu hatırlamamak için saçını sarıdan pembeye boyatmış sonra geri eski rengine döndürüyor ama her neyse. Bu başrol vee birinin eşyasına dokunduktan sonra eğer nöbet gecirirse en son dokunduğu kişinin gözleriyle etrafı görüyor. Bu kitaptaki katılın içine girince olay baskalasiyor tabii. Rollins vee nin tek arkadaş ı önce onu şüpheli buluyordum ama zaten o kitaptaki tek güvenilir kişi oymuş. Zane gerçekten hiç suphelenmemistim Rollins den daha güvenilir geliyordu. Sadece vee ile arkadisligindan dolayı onu öldürmeyen kadar seviyormuş o kadar bu arada katil zane değil yazmaya üşendim kim olduğunu merak ediyorsanız okuyun kitap genç kurgu gerilim türünden Sırçalan
Konunun enteresan olduğunu kabul etmekle birlikte olay örgüsünü zayıf buldum, notu kıt biri olmadığımdan 6,5 tan 7 ye bağladım ama yazarın da hayranı olamadım.
İlk başlarda çok sıkılıyodum kitabi ama olaylar fazlalaştıktan sonra baya sardı kitap sonu da çok güzel bitti tavsiye ederim...
konusu: ana karekterimiz bir insanın özel eşyasına dokunarak onların kafasının içine girebiliyo ve onların gözünden görüyo olaylarda bu yeteneği sayesinde başlıyor...