Gidecek olan... gider işte.
Biz genelde bu konularda söylediğimiz şeyleri hemen yapmayız. Söylemekten vazgeçtiğimizde de bir bakmışız gitmişiz. Hani böyle ekmek almaya filan çıkıp geri dönmeyebiliriz mesela.
Vazgeçilmez endişesinin pençesinde mütemadiyen senden vazgeçeceğini düşündüğün insanlara yönelmek ve birikmiş faturaların tahsilatını onlardan talep ederek zavallıcıkları yıldırıp hiç niyetleri yoksa bile sonunda ilişkiden vazgeçecek kıvama getirmek. Kendini gerçekleştiren kehanet. Ben iyi bir kahindim. Yazgımı korkumla besleyerek, korktuğum başıma gelene dek aynı hikayeyi baştan yazmayı, asıl yaramı görüp elimden tutamayacağı bariz insanlar seçip malum sonu garantiye almayı hep becerdim.
Konuşmanın alışmak, alışmanın da sevmek gibi yan etkileri oluyor. Ama siz insanlar da ne kolay alışıyorsunuz be. Yabancılara bile. Hatta hep yabancılara. Sonra da aslında hiç gelmemiş birilerinin gidişine üzülerek geçiyor hayatınız. Enayilik resmen, başka şey değil.