evvela bir ip geçiyor insanın eline. ipin ucu. bütüne ulaşmak için, asılıp yavaş yavaş çekmek gerekiyor. çözülen bir yumaktan ziyade, giyilmekten yıpranmış eski bir hırkayı sökmeye benziyor hatırlamak.
madem ölecektim, neden bunca eziyete katlanıyordum? madem ölecektim, neden bir gıdım daha yaşama hevesiyle zehirleniyordum? madem ölecektim, neden yaşıyordum?
günahkârları öbür dünyada nelerin beklediğini de az çok işitmiştim. sıcağı sevmezdim. ateşi sevmezdim. cezayı sevmezdim. çünkü insana en çok suçunu hatırlatırdı cezalar. onca teşrikimesaimize rağmen, kolayca tahmin edebileceğiniz üzere, suçluluktan da zerrece hazzetmezdim.