Anladım hangi melun fikirle
Yürüdüğünü bu yolda,
Anladım bu aydınlık günleri
Neden efkârlı gözlerle izlediğini;
Bu adam öldürmüştü sevdiğini,
Ve bu yüzden de ölecekti.
"Yapma kızım! Bunun ihanet olmadığını sen de biliyorsun. Yoksa ne konuşurdun ne konuştururdun. Bu sadece... Siyaset."
"Hemen hemen aynı şey değil mi ikisi de?" diye sordu Bengi.
"Boşu boşuna yaşayanlar, boşu boşuna ölür Doğan Aral!" dedi Yasemin. Sesi de bakışları da sertleşmişti: "Yolun sonunun olmaması yolu anlamsız kılmaz! Netice alınamayacak olması, çabayı da beyhude yapmaz..."