"İnsanlar genellikle kendi içlerinde sakladıkları, yalın hâllerini pek başkalarına göstermezler. Hatta o yalın hâllerinin belki farkında bile değillerdir. Kendilerinden bihaberdirler. İçinde bulundukları cemaatte, zamana göre rol yaparlar. Bazen, iki kişi birbirinin bu yalın hâllerini görebilir. Birbirlerinin ruhlarına değebilir. Bunu sürdürebildikleri sürece de yaşadıkları, paylaştıkları bu mutluluğa aşk derler. Bazen tek taraflı da olur. Ama ne olursa olsun genellikle çok sürmez maalesef. Sonra cemaat ve zamanın onlara biçtikleri kıyafetleri giymeye başlarlar. Çıplak ruhları birbirlerinin gözlerinden gizlenir. Bazen ikisi birden yapar bunu. Ve yapmak ister. Bazen mecbur kalıp yapar, kendine mukayyet olup o yalın hâlini muhafaza edemez. Sonuç olarak o ilk görüp sevdiğini göremez olur karşısındaki insan."