Birçok şeyi düşünerek başladığım bir yolculuk oldu. Kafamda tonla soru işareti vardı ama Saygın Ersin'in adını duyduğum andan itibaren tüm okuma listemdeki kitapları bir kenara bırakıp Yedi Kartal Efsanesi'ni sipariş ettim ve iki gün önce ilk kitabı, Zülfikar'ın Hükmü'nü bitirdim.
YouTube üzerinden izlediğim videolarda yazarımız Saygın Ersin, Yedi Kartal Efsanesi yolculuğunun "bizde neden yok?" sorusuyla başladığını zaten söylüyor. Benim de diğer tüm kitapları erteleyip Türk bir fantastik esere başlama sebebim tam olarak buydu. Bizde neden yok? Aa, aslında varmış... Yani aslında beklentim bu yönde şekillendi ve tam da bu heyecanla okumaya başladım.
Beklentinin, okuduğunuz kitaplarla ilgili yorumunuzu ne denli değiştirdiğini bilen bir okur olarak bunu belirtme ihtiyacı duydum. Ve şimdi, o zaman başlayalım diyorum:
Yedi Kartal Efsanesi, 'Rivayetler' başlıklı bir ön hazırlık kısmıyla başlıyor. Ki buranın gerçekten kitabın içerisinde geçecek her şeyin zeminini hazırladığını düşünüyorum. Yani Türk edebiyatından bir fantastik roman okumanın heyecanı henüz üzerinizeyken bir kat da güzel bir hikaye okuyacak olmanın heyecanını ekliyor bu kısım.
Peki Rivayetler bölümü bize ne anlatıyor?
Hikaye; Lokman Hekim'den önce, Cennet ve Cehennem arasındaki savaşla, yani dünyada çırpınan Kartallarımızın sıkıntısından daha ulvi bir olayla başlıyor. Cehennem, kötü güçlerini dünya üzerine salıyor. Ve Cennet, bu durumu dengelemek için çok büyük bir gücü serbest bırakıyor. Kitapta da geçtiği üzere: "Cehennemin alevleri yeryüzüne inmiş. Akıl, emek, erdem, mertlik... Güç denen dipsiz kuyuda yitip gitmiş hepsi."
Lokman Hekim, dünyanın şer yuvasına döndüğünün farkına varana kadar büyük bir kudrete vakıf olmuş bir bilim insanı ancak bu kudreti iyiye kullanmak da ona nasip oluyor. Aslında
Yaşam sanki biraz da anlatmaktı. İyi de olsa kötü de olsa hayat, şöyle güzelinden bir söze dökülünce, sanki daha yaşanılır oluyordu... Ruhunu buluyordu.
"Korkuyu unut." demiş, "Acıyı unut. Aklına geldiklerinde kellen gider. Eğer canın çok yanıyorsa, talihli say kendini. Hâlâ yaşıyorsun demektir. Yara sarılır, kırık kaynar ama bir tek ölümün çaresi yoktur."