Her şey eski adı Podima olan Yalı köyünde başlar. Adının Ahmet olduğunu zanneden (aslında öyle olmadığı ortaya çıkıyor.) bir adamın küçükken annesini ve ikizini kaybetmesiyle başlar. Ağır travma yaşayan karakterimiz ikizinin öldüğünü kabullenemez ve yaşadıklarını ikizi üzerinden anlatır. Bir cinayet işlenir ve cinayeti araştırmak için gelen gazeteci kız Ahmet'in kapısını çalar ve cinayetin faili hakkında sorular sorar. Daha sonra Ahmet kıza ikiz kardeşinin yaşamış olduğu (aslında kendisinin yaşadığı) bir hikayeyi anlatmaya başlar. Rusya'da aşık olduğu kadını tam Türkiye'ye getirmek üzereyken yakalanmasını ve bir yanlış anlaşılma yüzünden 1,5 yıl hapiste kaldığını anlatır. Karakterimiz yaşadığı ağır travmalar sonucu duygularını kaybetmiş sevgi, korku, öfke gibi şeyler hissetmemektedir. Gazeteci kızın gittiği gün evinde ölü bulunur. Roman o kadar sürükleyici ki herkese öneririm. Sonunda çok şaşıracaksınız.
"Aşkın tehlikelerini bilerek kendini ebediyen bu duyguya kapatan ben değil miydim? Karasevda, gözleri bağlı olarak bir uçurumun kıyısında yürümek değil miydi? Birine sevdalanmak, donmuş bir gölde, nerede ve ne zaman kırılacağını bilmene imkan olmayan ince buzlar üzerinde yürümek değil miydi?... "