siyenkov

siyenkov
@siyenkov
"Denizlerimiz sığ dağlarımız düzse Nasıl yankı veririz?"
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
30 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir gruba ait olan kişi artık kendisi değildir. Kendisinden farklı bir organizmanın içindeki bir hücredir. Nasıl vücudunu oluşturan hücreler sonuçta seni oluşturdukları halde senden farklıysalar, aynen öyle.
Reklam
Bir grup insan harekete geçmek istediği zaman kendine bir sembol yaratır. "Tanrı kutsal toprakları ele geçirmemizi istiyor!" ya da "Dünyayı demokrasinin beşiği yapacağız!" veya "Sosyal adaletsizliği komünizmle ortadan kaldıracağız!" denir. Fakat aslında kutsal topraklar, demokrasi ya da komünizm grubun umrunda değildir. Belki de grup sadece harekete geçmek istemiştir, kavgaya girmek istemiştir ve bu sözcükleri sadece bireylere güven vermek için kullanmıştır.
Bir gün kazanacağız, buna inanmalıyız!
Ortada ne bir başlangıç var ne de bir son. Bana öyle geliyor ki insanlık hatırlayamadığı bir kör dövüşünden gelip öngöremediği ve anlayamadığı bir geleceğe doğru gidiyor.
9/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 12:39
Uzun süredir okumak istediklerimdendi ancak baskısı tükenmişti ve bir süre ulaşmak neredeyse çok zordu. Sonunda edinebildim. Ve beklediğimden çok daha sürükleyici buldum. Romanı işçiler ha kazandı ha kazanacak yürek taşkınlığıyla okudum. Üzerine çok konuşulması gereken bir kitap için üç beş laf etmenin beni asla tatmin edemeyeceğini ise şimdiden biliyorum. John Steinbeck'i "Gazap Üzümleri" ve "Fareler ve İnsanlar" isimli eserleriyle biliyoruz daha çok. Steinbeck; Amerikalı, realist bir yazar. Eserlerinde daha çok sosyal konuları ele almış. Ezen-ezilen, işçi-patron-işveren, emek, sömürü... Çağına kulak tıkayanlardan değil çağını tüm hissiyatıyla yaşayan ve yaşatanlardan... Bu noktada Gazap Üzümleri en güzel örnek olabilir. Bir ailenin Oklahoma'dan, Kaliforniya'ya göçünü anlattığı Gazap Üzümleri eseri zaten Pulitzer ve Ulusal Kitap Ödülünü de kazanmıştı. 1962'de de Nobel Edebiyat Ödülünü almış bir yazardan bahsediyoruz. Her yönüyle değerli. Bitmeyen Kavga ile ilk gençlik yıllarında çalıştığı çiftliklerden edindiği izlenimlerini de aktararak oldukça etkileyici bir direniş romanı yazdı. Eserde iki direnişçinin Salinas Vadisi'nde işçileri örgütlemesini anlattı kısacası. Roman, John Milton'ın Kayıp Cennet isimli eserinden alınmış dizelerle başlıyor: "... Her şey yitirilmiş değil, ele geçirilmez irade Ve intikam anının kollanışı, ölümsüz nefret, Ve asla boyun eğmeyecek, teslim olmayacak bir irade Ve üstesinden gelinemeyecek ne kalıyor geriye" Tam da bu giriş dizelerinin ipin ucunu vermesi gibi üstesinden gelinemeyecek bir şeyin olmadığını kanıtlarcasına direnen, emek veren, ses veren işçilerin direnişini okuyoruz. Direnişçilerden biri jim. Hayatta kaybedek hiçbir şeyi şeyi yok. Jim Nolan'ın babası da aslında bir direnişçidir ancak hayatı boyunca hiçbir zaman örgütlü
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,6bin okunma
Reklam