yeşilin kızı anne 4/8
“Üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi’nde müdürlük yapmaya ve yeni evi Windy Poplars’ta renkli kişiliklere sahip üç yaşlı hanımefendiyle birlikte yaşamaya başlar.”
bu kitap serinin ilk dört kitabı içerisinde en beğenmediğim oldu. diğerlerine nazaran daha sıkıcıydı, normalde iki üç gün içerisinde bitirilecek bir uzunlukta olmasına rağmen sürüklemediğinden dolayı bir, bir buçuk hafta içerisinde anca bitirdim. Anne’in Summerside Kasabası’ndaki üç yılına tanık oluyoruz bu kitapta. diğer üç kitapta da olduğu gibi her seferinde yeni karakterlerle tanışıp hayatlarına tanık oluyoruz. fakat bu kitapta fazla karakterin olması ve onların hayatındaki her şeyi en ince detayına kadar okumamız kitabı biraz sıkıcılaştırdı kanımca.
mektuplar, kitabın neredeyse yarısı Anne’in Gilbert’a yazdığı mektupları okumamızla geçti. Anne’in Gilbert’a yazdıklarından kasabada olan çoğu olayı biz de öğrendik, evet, fakat fazla uzunlardı ve gereksiz detaylara yine çok yer verilmişti. kilometrelerce uzakta olan sevgilisine mektup yazarken kasabada onun hiç tanımadığı birinin saçını, gözünü, hikayelerini anlatması açıkçası saçma ve gereksiz geldi. ayrıca birkaç tane bile olsa Gilbert’ın mektuplarından da okumamız güzel olurdu.
koskoca üç sene geçti kitapta ama Gilbert’ın tek bir diyaloğu olmadı. yaz tatillerinde, noel tatillerinde buluştular ama Gilbert ile olan tek bir konuşma, sahne bile geçmedi. ileriki kitaplarda ikisinin birlikte yaşayacağını düşünerek Montgomery’nin bu açığı diğer kitaplarda kapattığını umuyorum, okurlar Gilbert’a hayran sonuçta :)
Küçük Elizabeth, Anne’in ilk kitaptaki hâlinin tıpatıp aynısıydı. henüz çok küçük yaştaki bir çocuğun çok baskı altında yaşamasına rağmen hayata dair hiçbir zaman umudunu kaybetmeyip hep yarını düşünmesi, Anne’in