Hastalık veçhesinden bakılacak olursa, başlamakta olan 21.yüzyıl ne bakteriyel ne de viral; bilakis sinirsel [neural] olarak belirlenmiştir. Depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu [DEHB], sınırdaki kişilik bozukluğu
[SKB] veya tükenmişlik sendromu [TS] gibi sinirsel hastalıklar başlamakta olan 21. yüzyılın patalojik manzarasını tayin etmektedir.
Dıştan gelen bir zarara ya da içsel strese tepki olarak, bağışıklık sistemi, iltihaplanmayla sonuçlanan bir dizi biyolojik etkileşimi harekete geçirir. Bu durum, kanda ölçümlenebilen pro- ve anti-inflamatuar faktörleri tetikler. İltihapa yol açan süreçler, majör depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, obsesif-kompulsif bozukluk ve diğerleri de dahil olmak üzere, çeşitli temel psikiyatrik bozukluklarla ilişkilendirilmiştir. SKB'nin birtakım özellikleriyle (öfke, dürtüsellik vb.) bu tür otoimmün bozukluklar arasında bir bağlantı olması şaşırtıcı değildir.
Çalışmalar, SKB özelliklerinin yüzde 42 ila 55’inin genetik etkilere dayandığının düşünüldüğünü, geri kalanınınsa çevresel deneyimlerden kaynaklandığını belirtmektedir.
Patolojik açıdan bakılacak olursa, başlamakta olan 21. yüzyıl ne bakteriyel ne de viral; bilakis sinirsel/nöronal olarak belirleniyor. Depresyon, Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Sınırda Kişilik Bozukluğu (SKB) veya Tükenmişlik Sendromu (TS) gibi nöronal hastalıklar başlamakta olan 21. yüzyılın patolojik manzarasını tayin etmektedir.
“Patolojik açıdan bakılacak olursa, başlamakta olan 21. yüzyıl ne bakteriyel ne de viral; bilakis sinirsel/nöronal olarak belirleniyor. Depresyon, Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozuklugu (DEHB), Sınırda Kişilik Bozukluğu (SKB) veya Tükenmişlik Sendromu (IS) gibi nöronal hastalıklar başlamakta olan 21. yüzylin patolojik manzarasını tayin etmektedir. Bunlar enfeksiyonlar değil , bilakis enfarktüslerdir/tıkanmalardır.”
Her çağın kendine has hastalıkları vardır. Nihai olarak antibiyotiğin keşfiyle sona eren bakteriyel hastalıklar çağı gibi. Gribal salgın karşısında duyulan muazzam kaygıya rağmen bizler bugün viral bir çağda yaşamıyoruz. İmmünolojik teknoloji sayesinde o çağı çoktan geride bıraktık. Patolojik açıdan bakılacak olursa, başlamakta olan 21.yüzyıl ne bakteriyel ne de viral; bilakis sinirsel/nöronal olarak belirleniyor. Depresyon, Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB), Sınırda Kişilik Bozukluğu (SKB) veya Tükenmişlik Sendromu (TS) gibi nöronal hastalıklar başlamakta olan 21.yüzyılın patolojik manzarasını tayin etmektedir. Bunlar enfeksiyonlar değil, bilakis enfarktüslerdir/tıkanmalardır....