Asif

Asif
@skkocbrayt
9/10
·166 syf.·
2021 86. kitabı
"Yazmak bir bakıma anlatılmaya değmez olanı anlatmaktır. Böylelikle anlamsız olanı anlamlı kılmaya cüret etmektir." 'Kitabın sonlarına doğru okuduğum ve zihnime kazınan bu alıntı, ait olduğu eserin çok kısa bir özeti aslında. Cemil isimli karakterimiz kendi küçük evinde, kendi küçük dünyasında yaşadığı gündelik olayların istenilirse ne kadar da dokunaklı bi gözle görülebileceğini gösteriyor bize. Hani rutinde yer etmiş, belki hemen her gün karşılaştığımız ama dikkatimizi vermediğimiz her bir şeyin aslında güzel detaylarla bezenmiş parçalar olabileceğini seziyorsunuz. Karakterimiz; meslek bunalımları, geçim sıkıntıları, komşuluk dertleri, pişmanlıklar, başka başka kadınlar gibi bi çok bilindik sıkıntıyla uğraşmakla meşgul aslında. Ama nasıl oluyor da bu sıkıntılar birer edebiyat malzemesi oluyorlar. Nasıl oluyor, içimizi kasvetle doldurmuyorlar da kendi içlerinde anlamlara bürünüyorlar. Barış Bıçakçı'nın kalemini sevmemin esas sebebi de bu sanırım. Her şeyi anlatabilmek, göz ardında kalanı da görebilmek ve bizi ezip büzen bunaltının dahi doğasında ruhumuza dokunacak, orada yer bulacak güzellikler keşfedebilmek. Onları da kucaklamak, onların da iyi hissettirebilmesi. Çünkü hayatın ancak böyle yaşanırsa tamamen değer olabileceğini düşünüyorum. Her fırsatta şiir okur gibi, alıntı yapar gibi yaşamak... Fazla iyicil ama mümkün bir hayat. Karakterimiz pek iyicil olmasa da en azından olumsuz düşünmediğini de görüyoruz. Genel olarak bunalımlı bi havası varsa da sizi o havanın içine dahil etmiyor. Çünkü ayrı bi dünya değil orası. Kafanızı kaldırdığınızda olduğunuz yerden ayırmıyor sizi aksine hayatınıza konuk oluyor. Ya da belki ben kendimi bulabildiğim için bana böyle hissettirmiştir bilemiyorum. Özetle çok beğendim. Yazarımızın eline koluna kalemine sağlık.. '
Hayat ve İnsan
Sinek Isırıklarının MüellifiBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20244,366 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·216 syf.·
2021 83. kitabı
Kitap, intihar düşünceleriyle boğuşan bir kadının düşünce süreçlerini görmemizi ve karakterin hissettiklerini olabildiği kadar anlamamızı sağlıyor. Sürekli bir biçimde empati yaptırıyor bize. Olay örgüsünün akıl hastanesinde geçmesi sebebiyle yazar çeşitli psikiyatrik rahatsızlıkların doğasına da değinme fırsatı bulmuş, bunu da bir tık romantik bi dille yapmayı tercih etmiş. Çoğu yaklaşımı o kadar doğru olmasa da söz konusu bir edebiyat kitabı olduğundan beklenilen bi seçim olmuş bence. Kitabı bitirdiğinizde, ana karakterin yaşam ve ölüm arzusu arasında gidip gelen çıkarımları, bizlere şu anın ve sahip olduklarımızın kıymetini bi süreliğine daha hatırlatmış oluyor. Akıcı ve keyifli bir kitap.
Psikoloji
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,5bin okunma
8/10
·205 syf.·
2021 78. kitabı
Şans eseri elime geçmesi sonucu okudum. Yazar hayali bi arkadaşına yazdığı kısa mektupları kitapta derlemiş. Mektuplar, insanın insanla, doğayla ya da toplumla olan ilişkisi hakkında türlü düşünceler içeriyor. Bir arkadaşla sohbet ediyor havasında; samimi, sıcak, düşündürücü... Ancak bir anda okunabilecek kitaplardan değil. Ben ara ara elime aldım kitabı, mektuplar bir dostumdan bana yazılmış gibi okudum. Keyifliydi. Bazı kısımları bi kaç sefer geriye dönüp yeniden okumak istedim hep. Eminim her okur da tekrar tekrar geriye dönmek isteyeceği cümleler bulacaktır.
Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle BekliyorumSusanna Tamaro · Gendaş Kültür Yayınları · 1998432 okunma
5/10
·199 syf.·
2021 77. kitabı
Rüya çalışmalarıyla tanınmış ünlü psikiyatristlerden biri olan Allan Hobson, bu kitabında neden düş gördüğümüzden başlayarak düşlerle ilgili akla gelebilecek belli başlı sorulara yanıt aramaya çalışmış. Okurken anlam veremediğim nokta psikiyatri biliminin en önemli devrimlerinden biri olan psikanaliz kuramını, yazarın bu kadar yüzeysel düşüncelerle yıkabildiğini ileri sürmesi oldu. Hem mesleki açıdan hem de etik anlamda çok yanlış geldi bana. Freudyen bakış açısı modern psikiyatride yeri kaybolmak üzere olan bi basamak olabilir ki psikiyatri biliminin çok yeni gelişen bi alan olduğu göze alınırsa bu bilimin doğasında beklediğimiz bir durumdur. Psikanalizin zihin kavramına, süreçlerine ve patolojilerine kazandırdığı yeni boyutlar asla küçümsenemez ancak çağa uygun olarak yenilenebilir. Yazarın yaptığıysa bi kuram oluşturmak yerine, zaten bildiğimiz şeylerle, başka bi kuramı yerle bir ettiğini sanması olmuş. Enteresan. Bana kalırsa nasıl ki rüyayı sadece psikolojik temelde incelemek hatalıysa aynı şekilde sadece fizyolojik açıdan incelemek de hatalı olacaktır. Fizyolojik süreçleri anlamak açısından okunulabilir.
DüşlerAllan Hobson · Dost Kitabevi Yayınları · 201212 okunma
9/10
·127 syf.·
2021 74. kitabı
Yazar, edebiyatta kadının yerini incelerken neden edebiyat tarihinde kadınları bu kadar az gördüğümüz konusunda bizleri düşündürüyor. Ataerkil düzenin kadın yetenekleri yok olmaya mecbur bırakması hakkındaki eleştirilerinde yazarın öfkesini hissetmemek mümkün değil. Bu, sadece yazarın sahip olduğu bi öfke de değil. Geçmişten devraldığı, yaşam boyu ürettiği ve şu an 21.yüzyılda dahi hala daha aktardığı, tüm kadınlar adına bi öfke. Her şeye rağmen bunu yıkıcı bir dille de yapmıyor. Aksine metinlerin genelinde gayet objektif ve soğukkanlı bir üslup hakim. Deneme tarzında olduğu için pek akıcı değil, Virginia Woolf da zaten okunması zor bi yazar. Yine de yarım bırakılmamalı, bırakılsa da tekrar tekrar şans verilmeli bence.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kırmızı Panda · 201948,2bin okunma