"...İnsanoğlu için kavranabilir olan şeyler çoğu zaman boş bir hayalden, aptalca bir kuruntudan ve yorumlanması mümkün olmayan belirsiz bir rüyadan başka bir şey değildir. İnsanlar duyguları ve kalpleri ile dünyayı olduğu gibi algılayamazlar, gözleri üzerinde hayali bir resim bulunan bir tahta perde ile kapalıdır. Bazıları bir budak deliğinden, bazıları ise tahtanın çatlak ve yarıklarından hayretle dışarı bakar, fakat gördükleri gerçeği olduğu gibi kavramaları için asla yeterli olmaz..."
"...Sonsuzluğun ne olduğuna dair azıcık da olsa bir fikir edinmek istiyorsan, işe bu bilgeliği kavramakla başlayabilirsin. Devamlı yeni başlangıçlar olmasa, sonsuzluğa katlanmak mümkün olabilir miydi hiç?"
"...Elbette ki insanların aptallığı pek çok şeyi mahvetti; insanoğlu kâinatla olan uyumunu yitirdiğinden bu yana doğayla sürekli bir savaş içinde. Doğaya pek çok darbe indirmiş durumda, fakat bu darbeleri kendisine indirdiğinden haberi yok, çünkü kendisi de doğanın bir parçası. Huzura ermek için kendilerini ölesiye kırbaçlayan çılgınlara benziyorlar. Veya tanrıların akılla donattığı, ama onu kullanmamak için elinden geleni yapan budalalara."