Spoiler içerir!
Kitap ilk bölümleriyle direkt beni olayların içine çekti. Sedef'in düştüğü duruma gerçekten çok üzüldüm, hayatta kalmak için her şeyi yapmaya hazır olan bir kızın her gece ölmeyi dileyecek hale gelmesi ve en büyük düşmanının elinde bir ay geçirmek zorunda kalması acayip kötüydü. O durumdan kendini kurtarabildiği için de gurur duydum yine güçlü kızımla. İshak'ı bu kitapta ayrı sevdim, Sedef'le abi kardeş ilişkileri iyiydi ama az shiplemedim de değil yani.
Bunun dışında Yarasalar'dan en çok Yiğit'e üzüldüğümü de söyleyebilirim. Beyninin travmaya olan tepkisi hayatını mahvetti, yazık çocuğa... Son kitapta iyileşeceğini umut ediyorum.
Kitabın esas oğlanı Alaz'dan da bahsedeyim. Alaz hakkında ne hissettiğimden emin değilim açıkçası. 2.kitabın sonundaki ihanetinden dolayı nefret etsem de bu kitaptaki çoğu sahnesini yine keyifle okudum (Çetin'e pusu kurduğu sahne hariç). Aynı zamanda hem nefret ediyorum hem de seviyorum sanırım.
Ayriyeten final sahnesinden de bahsetmek istiyorum. O NASIL BİR SONDU ÖYLE?! Sedef'e, iki adamdan da intikamını bu kadar etkili bir şekilde aldığı için teşekkür ediyor ve Arda'nın beynine şarjörü boşalttığı için alnından öpüyorum. Keşke arada kendi canını da tehlikeye atmasaydı ama 4.kitapta kendisinin de Alaz'ın da hayatta kalacağını düşünüyorum. Daha barışmadılar bile 😭
4. kitap umarım en kısa zamanda çıkar bu merakla yaşayabileceğimi sanmıyorum çünkü.