Aşk evcillesmemis bir güçtür. Onu kontrol etmeye çalıştığımizda bizi yok eder. Onu hapsetmeye çalıştığımızda o bizi esir alır. Onu anlamak için cabaladigimizda kendimizi kaybolmuş ve şaşkına dönmüş hissetmemizi sağlar.
Buna rağmen günümüzde insanlar bunu boyunlarına takıyorlar, yatak odalarının duvarına asıyorlar ve bir işkence belgesine baktıklarını unutarak bu sahneyi dinsel bir sembolle özdeşleştiriyorlar.”