... açıkça her kılığa girmeyi, her şeye öykünmeyi ustalıkla beceren biri kentimize gelip de şiirlerini temsil etmek isteseydi, şaşırtıcı, hoş, kutsal bir varlık gibi ona saygı duyardık, fakat kentimizde onun gibi adam bulunmadığını, bulunmasının da yasak olduğunu söyleyerek, başına kokular sürüp, yün şeritlerden bir de taç koyduktan sonra, onu başka bir kente yollardık.