Olur muydu, o can şeyler, o canlı şeyler dövülür müydü? Hayvanlar da dövülmezdi; belki bir tek, çocukların başlarını çarptıkları masaları dövebilirdi anneler.Masalar canlıydı çünkü çocukların gözünde, ay gibi, araba gibi, hareketli her şey gibi; o da çarpmıştı işte.Masa dövülürdü, insan dövülmezdi.Dersu Uzala filminde Dersu Uzala, masaya çarptığında özür dilerdi; çünkü Şamanist inanca göre masa da canlıydı.
“Masalara da çok yükleniyoruz” diye düşündü Mirza bir an.Çocukluğunda yemek yedikleri muşamba kaplı masayı hatırladı, sonra üstüne bez örtü serip ders çalışırdı. Ağır yük altındaydı masaları, her ayın sonunda gelecek ayın tahmini aile bütçesini yapardı annesi ve babası; sürekli açık çıkardı, kapanmazdı.Tek maaşlı babalar misali ağır yük altındaydı masaları, şairin “Masa da masaymış ha” dediği gibi.