Selda S.

Selda S.
Nosce te ipsum!
Pişmanlık Azaltma Çerçevesi - Pınar Kaçar Özkent
Karar vermemiz gereken şeyler aslında omuzlarımızda ne ağır bir yük! Ağır diyorum çünkü yaşamımızın kalitesi aldığımız kararların ve seçtiğimiz davranışlarımızın bir sonucu. Tüm bunları düşünürken, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos aklıma düştü yeniden. Büyük kararlar vermek konusunda hepimize ilham verebilecek isimlerden biri olduğundan, onun "Pişmanlık Azaltma Çerçevesi"nden bahsetmek istedim size. Amazon’u kurmadan önce, Bezos’un New York’ta harika bir yaşamı var. D. E. Shaw & Co. isimli büyük bir yatırım şirketinde yüksek maaşla ve garantili bir pozisyonda çalışıyor. Patronları ve çalışma arkadaşları ile ilişkileri çok iyi. Ancak kendi işini yapma ve girişimci olma isteği onu bu güvenli limandan çıkması için sürekli dürtüyor. Bezos, yaşamını değiştiren kararlarını nasıl verdiğini şu sözlerle anlatıyor: Ben rasyonel karar alan biriyim, nedenleri ve sonuçları analiz etmeye bayılırım. Ancak hayat değiştiren kararlar alırken, bundan fazlası lazım. Çok başarılı olduğum ve bana iyi para kazandıran işimden istifa edip, Seattle’da online kitap satan bir şirket kurmaya karar verirken kendimce bulduğum bir metodoloji vardı. Ben buna “pişmanlık azaltma çerçevesi” diyorum. Bir gün oturdum, 80 yaşına geldiğimi hayal ettim. Sallanan sandalyemde oturuyordum ve o ana kadar yaşamış olduğum hayatı düşünüyordum. O yaştaki Jeff’in bana sorduğunu duydum: “Yaşadığın pişmanlıkların sayısını nasıl azaltırsın?” Bu soruya cevap verirken; işimi bırakıp, online bir kitapçı açtığım için, 80 yaşıma geldiğimde pişman olmayacağımı hissettim. Dahası çok başarısız olsam bile, hiç denememiş olmaktan duyduğum pişmanlık beni daha büyük bir çöküntü içine sokacaktı. Bu modeli kullanmak karar vermemi çok kolaylaştırmıştı, o andan sonra hiç geriye bakmadım." ***
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hitler
Hitler milletine,”Yakında mucize bir silah bulacağız (atom bombasını kastediyordu) , savaşı kazanacağız, dünyanın hakimi olacağız ve bin yıl barış içinde yaşayacağız” demişti.İnsanlar ona inanmıştı.Sonra birileri bütün dünyaya, Hitler’in Berlin’in altındaki yeraltı sığınağında intihar ettiğini,cesedinin de yakıldığını söylemişti.İnsanlar buna da inanmıştı. Ancak tarih, uzun zaman yalanları barındırsa da zaman zaman dilini tutamaz. İkinci Dünya Savaşı’ndan yıllar sonra insanlar, Berlin’in altında öyle bir sığınak bulunamadığını, Hitler’in yaptığı onca hizmetten sonra kendisine vefa borcu olan birileri tarafından Güney Amerika’ya kaçırıldığını, orada uzun yıllar yaşadığını söylediler. Belki Hitler’in intihar ettiği bir efsaneydi. Hepsine bir inanan mevcuttu.
Sayfa 243 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Kardelenler
Nasıl oluyorsa oluyor, kışın bir vakti, karın, zorun,zorluğun içinden doğuyordu kardelenler. Kardelenler boyunları eğik, mahzun bakışlı çiçeklerdi. Mirza’nın memleketinde, karlı-dağlı yörelerde, babalarının okula gönderemediği/ göndermediği saçları örgülü kızlar vardı.Onların okumasını sağlayan iyi yürekli insanlar, o kızlara “kardelenler” derlerdi. Belki soğuğun içinde yaşamayı beceren o çiçekler gibi güçlü oldukları, belki de onlar gibi boynu eğik durdukları için bu ad uygun görülmüştü. Mirza’nın bildiği kadarıyla kardelenlerin iki annesi vardı, birincisi Sıdıka Avar öğretmendi, diğeri Türkan Saylan öğretmen. Sıdıka Avar öğretmen, karlı-dağlı köylere, mezralara, kamyon kasasında ya da at sırtında gider, okutulması mümkünsüz kız çocuklarını alır, yatılı okullara taşır, yazın da onları evlerine götürürdü.O,atının terkisine bir-iki kız yerleştirip köyden uzaklaşmaya başladığında,kimi analar peşinden koşup,”Kızımı da al Avar!” diye bağırırlarmış. “Kızımı da al Avar!” çığlığı, sert coğrafyanın, soğuğun,yoksulluğun,yoksul bırakılmışların,kardelen misali boynu eğik kalmışların son imdat çağrısı diye nice coğrafyanın göğüne asılı kalmıştır.
Sayfa 233 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...” - Nâzım Hikmet Ran
Öklit
Euklides (Öklit) geometrisine göre küçük alanlarda iki nokta arasındaki en kısa mesafe doğrudur. Ancak işin içine insan faktörü girince yolların uzunlukları da göreceli olur.
Sayfa 211 - Doğan Kitap·Kitabı okudu