rosîda bi çiçeğe verilen isimdi
yıkık şehirlerin altındaki bedenden akan
suyla açmıştı yapraklarını
güneş ışığını esirgedi ondan
artık sadece gölge kaldı geriye ona
üşüyordu, rosîda çok üşüyordu
beni çelişkinizin kurbanı yaptınız diye haykırdı
göğüslerinin arasındayken
ama sen bu çelişkiyle serpilecektin
çelişkimin çiçeği
niye öldün sen?
rüzgârın uğultusuydu tek müziğim
kısa bir zaman dilimiydi,
bilmediğim, duymadığım seslerdi
hepsi çığlığa döndü bir süre sonra.
her yer sessizdi,
kulağımı tıkadım bu sessizliğe karşı
sonra
bağırmak istedim hep;
bir dağın tepesinde,
bir akarsuyun yanında,
bir ağacın üstünde bağırmak istedim!
ağzımı kapattıklarını
bağırmak istediğimde fark ettim roz.