Yine şahane bir kitap....
"Oh be! Ne güzelmiş özgür ve dümdüz düşünüp duymak, algılamak!" dedirtti, bir kez daha.
Salâh'ın kitaplarında en sevdiğim şey; metin aralarında hiçbir duvarın, hiçbir çitin olmayışı.
Daldan dala konmasını ve başladığı yerde değil, başlamadığı yerde bitmesini seviyorum.
Başta kendini yazının içinde bir paravananın arkasına gizleyip, denemeyi ordan yönetiyor. Ama benden yüzünün mostrasını kaçıramadı yine :d
Kitabı, sadece şu söylemi için bile okuyabilirdim:
"Selim İleri de güçlü portrecilerdendir.
Onun çıkartmalarına da 1978-1979 yıllarında Dünya gazetesinde döşendiği çiçek dürbünlerinden Hatırlıyorum adlı kitabına varınca, her yazısında raslarsınız.
O dört dörtlük bir Veronez’dir.
Bir cenkçi ressamdır.
Fırçasından sarılar, ateş kırmızıları, erguvanlar, şekerler ve şerbetler şıplar."
Resime ve fırçaya duyduğu saygıya hayranım.
Kitabında; Cimabue, Giotto, Utrillo, Monet, Van Gogh gibi ustalara da yer vermiş olması beni çok mutlu etti.
Bunun yanı sıra denemesine buyur ettiği isimleri görseniz siz de zevkten dört köşe olursunuz:
Vazgeçilmezi Proust, Henry James, Georges Bataille, Valéry, Mallarmé, Apollinaire, Sevim Burak, Füruzan, Edip Cansever... Ve ismini ilk defa duyacağınız onca yazar, şair, kitap var. Bu bağlamda edebiyata ilginizi oldukça artıracak, sözcüğe sizi doyuracak biri Salâh Birsel.
Okuyacak olmanız benim için büyük bir armağandır...
"Beni tanıyıp, Salâh okumayan birine gönül koyarım" da demek istiyorum :d