Gamze

Gamze
farfaralar phoebe'si..
Seviyordum yürümek sözcüğünü; ilerlemeyi, değişimi, durdurulmaz oluşumları gözlemeyi.
Sayfa 233
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çağdaş toplumda yaşayan insanların çoğunluğu, dünya sorunlan üstünde düşünebilecek, bunlara karşı tavır alabilecek düzeyde değildir.
Sayfa 181
Edebiyat
SEMİH : "Şen kahkahalar yükseliyorken evinizden Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden." IŞIK : Kardeşim... Kardeşim... Dolmuş nereden kalkıyor? SEMİH : Dolmuştan bihabersem de sizi zevrakçemle dilediğiniz semte getirebilirim sultanım. IŞIK : Bununla olmaz, acelem var. SEMİH : "Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden Eteklerinde bir yığın gümüş yaprak Ve semaya bakacaksın ağlayarak!" IŞIK : (Okul çocuğu gibi.) Orda bir köy var uzakta O köy bizim köyümüzdür Dönmesek de varmasak da O köy bizim köyümüzdür. SEMİH : Bilsen, melal-i hasret ü gurbetle ufk-i şâma bakan o gözlerinle sen ne dilbersin! IŞIK : Cep delik cepken delik kevgir misin be kardeşlik? SEMİH : Ne sen, ne ben melali anlamayan nesle aşina değiliz! IŞIK: Başka bir aşk istemez aşkınla çarpar kalbimiz! Ey vatan gözyaşların dinsin yetiştik çünkü biz! SEMİH : Eyvah ne yer ne yar kaldı... Beyrut'ta bir mezar kaldı! IŞIK : Aaa fosil adam bırak gideyim. (Gider.)
Sayfa 168
Edebiyat
IŞIK : Sizin gibi bir yüreğim olması için neler vermezdim? YILDIRIM : Benimki zaten sende. Sen bana kendininkini ver kâfi...
Sayfa 162
Edebiyat