Yorumum ️
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Bu kitapla ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri, yazarın oldukça karanlık ve rahatsız edici olabilecek konuları mizahla dengeleme biçimiydi. Normalde okurken insanın midesini kaldırabilecek sahneler bile karakterlerin mizah anlayışı sayesinde çok daha eğlenceli bir hale gelmişti. Buna yamyamlık gibi oldukça uç konuların dahil olması bile şaşırtıcı şekilde okuma deneyimini baltalamadı. Seri katil temalı kurgulara her zaman ilgi duymuşumdur. Bu yüzden bu kitap tam anlamıyla bana hitap etti. Kanlı, karanlık ve yer yer rahatsız edici detaylar barındırmasına rağmen bunlar hikâyenin atmosferine çok iyi yedirilmişti. Eğer bu tarz içeriklerden rahatsız olmuyorsanız kesinlikle bir şans vermenizi öneririm. Gelelim Rowan'a... Sanırım uzun süre unutamayacağım karakterlerden biri olacak. Onun korumacı tavırları, ince düşünceli halleri, kara mizahı ve zaman zaman ortaya çıkan o tatlı tarafı beni tamamen kendine çekti. Bir karakter bu kadar problemli olup aynı zamanda bu kadar sevilebilir olmamalıydı. İkilinin arasındaki ilişki ise kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Birbirlerinden hoşlanmalarına rağmen her şeyin hemen yaşanmaması, önce arkadaşlık ve flörtleşme üzerinden ilerlemeleri çok hoşuma gitti. Özellikle yılda bir kez bir araya geldikleri süreç boyunca aralarında oluşan bağ oldukça doğal hissettirdi. Bu yüzden ilişkilerinin gelişimi bana çok daha gerçekçi geldi. Romantik gerilimin adım adım yükselmesini izlemek çok keyifliydi. Duygusal bağ kurulduktan sonra yaşanan gelişmeler de bu yüzden çok daha etkili hissettirdi. Benim için iyi yazılmış romantik kurguların en önemli noktalarından biri bu ve yazar bunu oldukça başarılı şekilde işlemişti. Sloane'ı da çok sevdim fakat Rowan benim için kitabın yıldızıydı. Seri katilleri avlayan, kendi yöntemleriyle adalet dağıttığına inanan
Cellat ve KarakuşBrynne Weaver · Juno Kitap · 2024888 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 41. kitabı
Bir düğünle başlayıp insanın kalbine yerleşen bir hikâye… Jasper, küçüklüğünden beri Eaton ailesiyle yaşayan, artık kan bağı olmasa da ailenin tam anlamıyla bir parçası olmuş ünlü bir hokey oyuncusu. Sloane ise Eaton’ların kuzeni ve Jasper’ı gördüğü ilk andan beri sessizce seven bir başbalerin… Tam düğün günü, Sloane’ye bilinmeyen bir numaradan nişanlısının onu aldattığını gösteren bir video geliyor. Zaten içten içe hiç istemediği bu evlilik, o an tamamen geri dönülmez bir noktaya ulaşıyor. Damatla yaşanan büyük kavganın ortasında odaya Jasper giriyor ve Sloane tek bir şey söylüyor: “Beni buradan götür.” İşte her şey tam da burada başlıyor… Sloane’i gerçekten çok sevdim. Kendini yavaş yavaş keşfetmesi, yıllardır bastırdığı istekleri fark etmesi ve sonunda kendi sesini bulması çok güzeldi. Kırılgan ama aynı zamanda güçlenen bir karakter okumak çok keyifliydi. Ve Jasper’ın, ne olursa olsun onun yanında oluşu… Kalbime küçük bir çentik attı Ama dürüst olayım, kitabın gizli yıldızı benim için Harvey’di. Jasper ve Harvey sahneleri kitabın en sevdiğim kısmı oldu. Harvey’in Jasper’a yaklaşımı, onu hiçbir zaman “öteki” gibi hissettirmemesi, öz çocuklarından ayırmaması o kadar içimi ısıttı ki… Bazı bağların kanla değil, sevgiyle kurulduğunu tekrar hatırlatan türden sahnelerdi. Romantizmi, aile bağları ve karakter gelişimiyle sıcak, akıcı ve kalbi yumuşatan bir hikâyeydi. Özellikle “found family” temasını sevenler için tam bir sarılmalık kitap. ️ Bir düğünden kaçış hikâyesi gibi başlayıp aidiyet, sevgi ve kendini bulma yolculuğuna dönüşüyor.
ÇaresizElsie Silver · Nemesis Kitap · 2024684 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
Okumaktan keyif aldığım bir kitaptı. 1 puanı kırmw sebebim kurgunun ilgi çekici olduğu halde çiftin cinsel gerilimine düşmesinden. 2 ünlü seri katilin yolları kesişir. Cellat ve Karakuş ilk görüşlerinde birbirinden etkilenir ve aralarında yıllık bir oyun turnuvası düzenlerler. Hedefe ilk uluşan kazanır ve oyun 5 de biter. Ama iki seri katil birbirilerinden yıllar geçse de uzaklaşmaz ve ilişkileri bir oyundan ziyade gerçek bir ilişkiye dönüşür. Sloane ve Rowan ikilisi hem yüzünüzü güldürüp hem de ağlatacak. SPOILER?!! Göz çukuruna yüzük koymak mı bu çiftten daha azı beklenmezdi. Serinin diğer kitaplarını da okurum. Dexter, Supernatural izliyormuşum gibi hissettim bu kitabı okurken
Cellat ve KarakuşBrynne Weaver · Juno Kitap · 2024888 okunma
Taş gibi irade... Stoner
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 19:52
Stoner, başka bir diyara yapılan sessiz bir yolculukla başlıyor. William Stoner bir çiftçi ailenin oğlu. Hayatı boyunca toprağın içinde büyümüş, sessizliğin ve alışılmış düzenin içinde yaşamış biri. Bir gün babası ona üniversiteye gitmesi gerektiğini söylüyor. Bu aslında Stoner’ın kendi isteği değil. Babasının isteği. Çünkü babası onun ziraat mühendisi olup toprağın devamını sağlamasını istiyor. Ve Stoner, her zaman yaptığı gibi sorgulamadan bunu kabul ediyor. Böylece hayatındaki en büyük yolculuk başlıyor. Üniversiteye girdiği andan itibaren bambaşka bir dünyanın içine düşüyor. Daha önce hiç görmediği bir hayat, yabancı insanlar, farklı düşünceler… Orası onun alıştığı dünyaya benzemiyor. Ve burada Archer Sloane ile karşılaşıyor. Bazen insanın hayatını yıllar değil, tek bir an değiştirir. Stoner’ın hayatındaki kırılma da hocasının Shakespeare soneleri üzerine ona sorduğu soruyla başlıyor. O zaman ilk defa kendi varlığının farkına varıyor. Ziraat mühendisi olmak için geldiği yerde kendini edebiyatın içinde buluyor. Bu onun için yalnızca bölüm değiştirmek değil; bir uyanış. İlk kez kendi içine dönmeye başlıyor. Ne istiyordu? Kimdi? Hayatta neyin içinde var olmak istiyordu? Belki bunları açık açık hiç düşünmedi ama edebiyat onun içinde bir kıpırtı oluşturdu. Daha önce okumadığı kitapları okudu, tanımadığı yazarları tanıdı. Edebiyat onun içine işledi. Ve o anda anlıyoruz ki Stoner aslında doğduğu yere de hiçbir zaman tam anlamıyla ait değildi. Üniversiteye, kitaplara ve edebiyata ait hissediyordu kendini. Çünkü ilk kez orada kendine baktı, ilk kez orada kendi varlığını gördü. Stoner’ın babasının ölümüne yaklaşımı da çok etkileyici. Ölüm karşısında bile toprağa ve doğaya bakışı var. Sanki orada bir varoluş sorgulaması başlıyor. Çünkü evet, toprağın içinden geliyor ama
1000Kitap
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,303 okunma
9/10
·493 syf.·
2026 74. kitabı
Kitabın ismini görünce direk atladım ve bayıldım. Sloane geçmişinden kaçan genç bir annedir. Yaptığı bazı hatalardan dolayı kız kardeşi oğlunu Sloane'ye vermemektedir. Sloane, kardesine kendisinin artık alkol almadığını duzeldigini ve çocuğu için yaşadığını kanıtlamaya çalışıyordur tabi para da kazanması gerektiği için gece gündüz çalışıyordur. Çalıştığı lokantaya gelen Kirill ve otizmli oğluna bir şekilde bağlanmıştır. Aynı şekilde Kirill de Sloane den çok etkileniyor dur lakin kendisi Rus mafyası olduğu için sloaneyi kendi hayatına sokmak istemiyordur. Bir zaman sonra geçmişi Sloaneyi bulur kaçtığı adamın sağ kolu olan Eli onu bulmuştur ve çok büyük bir iş yapmasını istiyordur. Spoiler devamı Sloane'nin Kirill in evindeki kasasından defteri alması gerekiyordur tabi bunun olabilmesi için öncelikle Kirill ve kardeslerinin daha önce bilmediği özel kulübünde Eli'nin tehdidi yüzünden açık arttirmaya çıkması ve kendisini de bir aylığına Kirill in alması gerekiyordur. Bu sayede Kirill in evine girip kasaya ulasabilecektir. Bir yandan Kirill e ihanet etme düşüncesinin zorluğu, bir yandan oğlunu göstermeyen ablasıyla olan mücadelesi ve sonuncu olarakta başında sürekli çocuğunu öldürmekle tehdit eden Eli. Sloane ne yapacağını bilememektedir. Ama sonunda Elinin oğlunu öldüreceğini söylemesi ve fotoğrafını atması sonucu Kasayı soymaya karar verip yapar tabiki birseylerden şüphelenen Kirill onu suç üstü yakalar..... Neyseki Kirill insaflı çıktı da affetti gerçi kendisi de sır sakladı tabi sloane kadar değil ama onu önceden tanıdığını söylemedi mesela. Kirill in sloane ve oğlunu da koruması, Sloane nin Kiril'in oğlu Lev i sevip koruması çok güzeldi. Ayrıca jace in kızı rue ve Lev detayı muhteşemdi. Kitapta birçok kişiyi sevdim sonu aksiyonluydu bu da hoşuma gitti. Kirill in
KirillLilian Harris · Finn Harris Publishing · 20262 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 64. kitabı
Hayat yeterince sıkıcıyken neden normal karakterler okuyalım ki? Cellat ve Karakuş’un (Rowan & Sloane) o karanlık dünyasına geri dönüyoruz ama bu sefer sahnede dev bir kaos var! Lark ve Lachlan hayatıma resmen simli bir bomba gibi düştüler. Bu kitap ilk kitabın evreninde geçiyor ama bu sefer sahne Rowan’ın abisi Lachlan ve Sloane’un en yakın arkadaşı Lark’ın! Tüm delilik ilk çiftimizde sanıyorsanız yanılıyorsunuz; kurbanlarını simlere bulayan bir katil ile bir kiralık katilin bir araya gelmesi ne kadar tatlı olabilirse, bu ikili o kadar şahane! Kitap, Lark’ın Harley Quinn kostümüyle bir av üzerindeyken işlerin ters gitmesiyle başlıyor. Yardıma gelen dalgıç kıyafetli Lachlan ile ilk saniyeden birbirlerinden nefret ediyorlar. Hele o bagaj sahnesi... Lark’ın geçmiş travmaları yüzünden o kapalı alandan kaçışını ve aralarındaki o bitmek bilmeyen savaşın kıvılcımını ateşlemiş oluyorlar. Kader onları tekrar bir araya getirdiğinde, Lark sevdiklerini korumak için hiç beklenmedik bir hamle yapıyor ve Lachlan ile gizlice evleniyor. Aynı evde birbirlerini öldürmeden yaşamaya çalışırken, aslında her şeyin göründüğü gibi olmadığını anlıyoruz. Lachlan Kane: Nam-ı diğer "Çakma Batman" (Lark öyle diyor valla ). Rowan’ın abisi, sert ve kaba ama bir o kadar da sadık ve korumacı. Karısının seri katil olduğunu öğrendiğinde korkmak yerine ona hediye getirmesi, onun için aşk romanları okumaya başlaması... Zorla evlenmiş olsa da o sadakati, karısı ona güvensin diye çabalaması… Ay tam bir kalp hırsızı değil de ne? Lark Montague: Nam-ı diğer "Sakar Barbie". Sloane’un kankası, sahnede şarkıcı ama perde arkasında kurbanlarını simlere bulayan bir seri katil! Birbirlerine karşı gardlarını indirip, dış dünyaya karşı tek bir günah imparatorluğu gibi siper almalarına bayılacaksınız. Hele o masa
Deri Ustası ve Çayır KuşuBrynne Weaver · Juno Yayınları · 2024327 okunma