…çocukluğumun sokağını geçiyorum, sokağın tabelasını gördüğümde irkiliyorum, ama her şey uykuda, evler, ağaçlar, bütün sokak uyuyor.
Buranın bir zamanlar zihnime kazınacak kadar capcanlı olduğuna inanmak zor, şimdi uyuyor, ama aniden uyanabilir, mesele bu zaten.
…ben buyur edilmeyenim, masada porselen çay fincanlarının yetmediği, istenmeyen o on üçüncü kişiyim, ama yine de gitmiyorum, çünkü ıstırap, mutluluğun asla sunamayacağı büyülü hazzı sunan bir bağdır.
Annemle benim bir fotoğrafımızı hatırlıyorum, bebekliğimden kalma küçük, siyah beyaz bir fotoğraf, onu kalbimde taşıyorum, bir yerlerde bir puro kutusunun içinde, ben gülümsüyorum, annem gülümsüyor, başka kimse görünmüyor, annem mutlu, sadece benimle, hayat bundan daha güzel olamaz, annem genç ve güzel, sadece ikimiziz.
Bazen, gerçekleşmeyen bir şey, günün en önemli olayı olur. Annemi aradım, telefonu açmadı. Bir yılda on altı ay var. Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Kasım, Kasım, Kasım.