Aşık olduğun kişiyi tanıdığın andan itibaren aşk bitiyor. Çünkü insan, kendi yarattığı bir düşe aşık oluyor. Kendisiyle, kendi benimsediği unsurlarla onu özdeşleştiriyor. Ama, o, kendisi değil, aradığı unsurlarla ise hiç ilgisi yok. O kişinin aşık olduğuna yakıştırdığı güzellikler... Onun için birbirine kavuşamayan, destansı aşklar günümüzde de ünlerini koruyorlar.
İnsan neden birisine aşıkken onun olumsuz huylarını görmüyor, görmemek için özel çaba harcıyor sanki. Aşk insanın kendi kendini sevmesi olabilir. Aşk duyguları öylesine yoğun, öylesine doyurucu ki insan kendi kendisi ile uğraşmaktan, karşısındakini izlemeye fırsat bulamıyor belki de. Aşk bir çeşit kendine yöneliş, kendi kendini tatmin. Beni seviyor mu, beni arayacak mı, seni seviyorum dedi mi, evlenmek istiyor mu, onu bugün de görebilecek miyim, ne kadar yakışıklı, nasıl da akıllı, Onu görünce heyecanlanıyorum, onu seviyorum, kalbim heyecanla doluyor... Aslında insanın kendisi var aşkın içinde, karşısındaki yok. Karşısındaki kendini göstermeye başladığından itibaren ise aşk gerilemeye başlıyor zaten.