"Dili, görenekleri ve kurumları farklı bir toprağı kazanmak başka bir şeydir; işte burada talihin desteğine ve büyük bir ustalığa ihtiyaç vardır. En iyi, en sağlam çarelerden biri fatihin gidip bizzat oraya, yerleşmesidir. Böylece sahip olduğu toprak daha güvenilir ve daha kalıcı olur. Türk de Yunanistan’da öyle yaptı; eğer yerleşmeseydi orada tutunmak için alacağı tüm öteki önlemler boşa giderdi. Yerinde, karışıklıkları daha uçverirken görür, anında müdahale edersin; ama uzaktan ancak (karışıklık) artık bastırılamayacak kadar büyüdüğünde haberin olur. Ayrıca orası adamların tarafından yağmalanmaz. Teban, şikayetlerini doğrudan dile getirebilecekleri bir prens olmasından hoşnutluk duyar, bu nedenle eğer uslu yaşarlarsa onu sevmek için, başka bir yola saparlarsa ondan korkmak için çok daha fazla gerekçeleri vardır. Bu devlete saldırmak isteyecek yabancı da daha fazla kararsızlık çeker. Kısacası prens oradayken bir memleketi elegeçirmek çok daha güçtür."