samedov

samedov
@smdv
72 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
"Özgür yaşamaya alışmış bir kenti kim ki ele geçirir de yıkmaz ise onun tarafından yıkılmayı beklemelidir; çünkü bir başkaldırıda, özgürlük adı ve ayrıca ne geçen zamanın uzunluğunun ne de yapılan hiçbir iyiliğin belleklerden silemediği eski görenekler ona sığınak olur."
Reklam
"Dili, görenekleri ve kurumları farklı bir toprağı kazan­mak başka bir şeydir; işte burada talihin desteğine ve büyük bir us­talığa ihtiyaç vardır. En iyi, en sağlam çarelerden biri fatihin gidip bizzat oraya, yerleşmesidir. Böylece sahip olduğu toprak daha güve­nilir ve daha kalıcı olur. Türk de Yunanistan’da öyle yaptı; eğer yerleşmeseydi orada tutunmak için alacağı tüm öteki önlemler boşa giderdi. Yerinde, karışıklıkları daha uçverirken görür, anında müda­hale edersin; ama uzaktan ancak (karışıklık) artık bastırılamayacak kadar büyüdüğünde haberin olur. Ayrıca orası adamların tarafın­dan yağmalanmaz. Teban, şikayetlerini doğrudan dile getirebilecek­leri bir prens olmasından hoşnutluk duyar, bu nedenle eğer uslu ya­şarlarsa onu sevmek için, başka bir yola saparlarsa ondan korkmak için çok daha fazla gerekçeleri vardır. Bu devlete saldırmak isteye­cek yabancı da daha fazla kararsızlık çeker. Kısacası prens oraday­ken bir memleketi elegeçirmek çok daha güçtür."

samedov

, bir kitap okudu
Puan vermedi·380 syf.·
2025 5. kitabı
Niall Kishtainy
8.6/10 · 353 okunma
"Folbre, geleceğin emek gücünü yetiştirme ma­liyetinin çoğunu kadınların üstlendiğini söylüyor. Standart ekonomiler bu maliyeti ihmal eder; çünkü çocuklarına bakan anneler para almamaktadır. Birleşmiş Milletler'in yaptığı hesaplamalara göre, karşılığı ödenmeyen çalışma dünya ekonomik üretiminin yüzde 70'ine denk düşmektedir. Karşılıksız çalı­şanların çoğunu da kadınlar oluşturmaktadır. Eğer karşılıksız çalışma bu kadar önemliyse, ekonomistlerin ekonomiyi ölçerken bunu da hesaba katması önemli değil midir?"
"Buchanan'a göre, bütün politikacıların istediği, her şeyden önce mevkilerini korumaktır. Politikacı­lar, iktidarda kalmak için 'rant' yaratırlar ve sonra da onları yandaşlarına dağıtırlar. Rant denen şey, rekabetçi bir piyasada kazanılabilecek miktarın ötesinde ve üzerinde gelirlerdir. Örneğin eğer hükü­met yabancı otomobillere vergi koyarsa, bu, dış re­kabetten korunmuş yerli otomobil üreticileri yük­sek karla iş yapacak demektir. Belli bir grup insa­na ayrıcalık tanıyarak, politikacılar politik destek, hatta belki de para kazanmayı umut etmektedir."
Reklam