“J.J. Rousseau' ya göre bu kitap bir "yergi" dir. "Krallara ders verilme bahanesiyle, halka nasıl yönetildiklerini öğreten " bu cumhuriyetçinin amacı halkı zulmün boyunduruğundan kurtarmak için, kurnazca uyandırmaya çalışmaktır. Bacan ise "Machiavelli' nin amacı devleti yönetenlerin yapmaya adet edindikleri şeyleri
göstermektir. Bunların ne yapmaları gerektiğini öğretmek değildir" der. Prens "iktidara gelmenin, iktidarda tutunmanın ve iktidarı kullanmanın" yani siyasetin yöntemlerinin sanatsal ifadesidir.”
Niccolò Machiavelli on beşinci yüzyılda yaşamış, İtalyan bir diplomat, filozof, yazar ve tarihçidir. Rönesans döneminde yaşamış olan Machiavelli, siyaset teorisi alanında önemli eserler vermiştir. En
Machiavelli'nin bu eseri aslında nasıl yönetilmesi gerektiğini anlattığı kadar, insanlara nasıl yönetildiklerini de anlatmaktadır. Ve bu sebeptendir ki her dönemde düşünceleri ile "diri"
PRENS İNCELEMESİ
Büyük bir başyapıt olan Prens'i incelemeden önce, büyük bir düşünür olan Machiavelliyi biraz tanımak gerekir: Machiavelli 1469'da bilinen bir sülalenin mensubu, avukat bir babanın
Prens, Niccolò Machiavelli’nin insan doğasını bütün çıplaklığıyla ele aldığı sarsıcı bir eserdi.
Kitabı okurken iktidarın yalnızca güç değil, aynı zamanda korku, zekâ ve strateji meselesi olduğunu hissediyorsun.
Machiavelli, dünyayı hayal edildiği gibi değil, olduğu gibi anlatmaya çalışıyor.
Bu yönüyle eser, yüzyıllar geçmesine rağmen hâlâ güncelliğini koruyor.
Özellikle insanların çıkar karşısında ne kadar değişebildiğine dair düşünceleri oldukça sert ama gerçekçi geldi.
Kitapta ahlak ile yönetim arasındaki çatışma sürekli hissediliyor.
Bazen bir filozofun değil, savaş meydanlarını görmüş soğukkanlı bir gözlemcinin konuştuğunu düşünüyorsun.
Dilindeki keskinlik ve doğrudanlık, metni daha etkileyici hâle getiriyor.
“Sevilmek mi korkulmak mı?” sorusu kitabın en unutulmaz tartışmalarından biri olarak akılda kalıyor.
Prens, yalnızca siyaset üzerine değil, insanın karanlık ve değişken tarafı üzerine de düşündüren güçlü bir klasik.
Mezar taşında "Hiçbir övgü bu adın büyüklüğüne erişemez" yazan Machiavelli, son çağın politik bilimini kurmuş ve bu bilime pratik mantığı sokmak suretiyle de felsefi bir özgünlük
Maccivella İtalya nın Prenslikler halinde yönetildiği zaman danışmanlık yapıyordu. Medici Prensin hamiliğine talip olur elinde bu kitap vardır ve kabul edilir. Kitap siyaset ordu devlet vb konulardır. En ilginç olanı siyasettir ki hala siyasetçiler bunu bir elkitabı olarak görürler. Yeni bir doktirin oluştur. Manifestosu ise " Başarıya giden heryol mübahtır." Yurtiçi yurtdışı siyasetle az biraz olsun ilgilenlere şiddetle önerilir
Niccolo Machiavelli ’nin Prens kitabı, yazıldığı bağlamı bilmeden ele alınamayacak bir eser. Yazar, siyasal yaşamdan dışlanıp sürgün edildiği dönemde kaleme aldığı bu kitapta, bir yandan Medicilere kendini
Niccolo Machiavelli kendi döneminin önemli bir düşünürü olarak, yönetimleri tasnif eder. Bir prensin nasıl gücü elinde bulunduracağını, ne tür niteliklere sahip olması gerektiğini aydınlatıcı ve bir o kadar da yol gösterici fikirlerle işler.
Eserini dönemin hükümdarına sunduğunda eserindeki saptamalar hükümdar tarafından beklediği gibi karşılanmamıştır. Buna rağmen, Machiavelli bu düşünce ve fikirlerinden vazgeçmemiştir. Eseri günümüze ulaşıp birçok noktada günümüz liderlerine ışık tutması, Makyavel'in eserinin tartışmasız kalıcılığını ve evrenselliğini gözler önüne sermektedir.
“İnsanları değiştirmeye çalışmayın. Onları olduğu gibi reddedin.”
PrensNiccolo Machiavelli
Niccolò di Bernado dei Machiavelli (3 Mayıs 1469 - 21 Haziran 1527), tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan Floransalı düşünür, devlet adamı, askeri stratejist, şair, oyun yazarı. İtalyan Rönesans hareketinin en önemli figürlerindendir.
En ünlü eseri Prens'te, politik yazının tarihinde ilk kez iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlaki kaygıları dikkate almaksızın kendinde bir amaç olarak inceledi.
Tüm yaşamı boyunca İtalya'nın birliği ideali için mücadele verdi. Fikirleri politik yazında olduğu gibi yaygın düşünüşte de giderek büsbütün olumsuz ve ilkesiz bir politik hırsın anlatımı olarak görüldü, "Makyavelizm" terimi bir düşünce sisteminden çok "amaç için her yolu mübah gören" politikacının tutumunu anlatan suçlayıcı bir sıfat haline geldi. Yine de Diderot, Rousseau, Fichte ve Hegel gibi büyük düşünürler Machiavelli düşüncesinin olumlu yönünü açığa çıkarmaya çalıştılar. Hegel'e göre "Machiavelli'nin gayesi, yani İtalya'nın bir devlet mertebesine çıkarılması, bu yazarın eserinde tiranlığın haklı gösterilmesinden ve muhteris bir despot için imal edilmiş altın yıldızlı bir aynadan başka bir şey görmeyen bütün görme özürlülerce anlaşılamadan kalmıştır." Hegel O'nun yöntemini şöyle özetler: "Kangren olmuş uzuvlar lavanta suyuyla iyileştirilemez.".
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Niccolò_Machiavelli