Samet

Samet
@smetym
naçizane kısacık ömürlerinizde yalana yer vermek sizi hayli yoracak, biraz hakikatli ve dürüst olmanın kimseye bir zararı dokunmaz.
Nezih ve alçakgönüllü olmak yerine kibirli bir karakter edinmek sadece sizi değil, çevrenizi de olumsuz yönde etkiler. Yaşamın sürekli ilerleyen adımlarını takip ederken geride kendinize özgü çizgiler bırakmak her zaman önemlidir. Nezaketin dozunu abartmamak da elzemdir elbette. Sadece ince ve öncül düşünce sahibi olmak; niteliklerinizi daha aktif kullanabilme olanağını önünüze serer. Tekil değilde çoğul birimlere özen göstermek, mutluluk hissine vakıf olabilmek ve tam manasıyla ondan yararlanabilmek için güzel bir girişim olur. Kelimelerin gücüne olan inancınızı, çevrenizin anlayış kriterleri yüceltir. Bu sebeptendir ki; anlaşılmadığınızı düşündüğünüz yerlerde vakit kaybetmek sadece kendinize ihanetten ibarettir. Önce anlatmayı bilmek, sonra da anlaşılmayı beklemek öncelik olmalıdır. Sonuç her ne olursa olsun, kaygılarınızı bir kenara bırakıp güzelliklerin tadını çıkarmaya gayret edin. Zaman çabuk geçiyor, sağlıklı değerlendirin.
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
hep yitik, hep bitik umutlar. kayıp şehir dedikleri bu olsa gerek; ulaşılmazlık. hep toplasan bir araya getirilemeyecek ihtiyaçlar gibi, eli avucu kanıyor bazen insanın. bazen bakıyor; seçim şansı var gibi, bazense kupkuru dudaklar bir damla suya hasret. gel de anlat derdini, anlatabilirsen. gel de söyle gerçekleri yüzlerine, söyleyebilirsen. erken kalkmak gereksinimi gibi hayat. ne yapacağını yönlendiremiyor, elinde ne varsa onunla ilerlemeye çalışmak zorunda bırakılıyorsun. her tekmeye bir düşen oluyor elbet, her yumruğa bir kafa atan. gücün varsa hayatta kalıyorsun, onda da emeklemek en iyi derecen oluyor. farklı bakmaya çalıştığın zamanlarda dışlanıyor gibisin. kaçan kaçana bir kovalamaca var her dakika. her an binlerce düşünce duyuyor gibi, binlerce insanın yerine kendini koyuyor gibi. çık işin içinden! tabi bu girmesi kadar kolay olmasa bile, dene! "ne kaybedersin ki?" diye sorduğumda ne kaybedeceğini düşünmen bile hata! çünkü bu dünyada çok az şeye değer vermelisin, ama her şeyden çok vermelisin...
Edebiyat & Roman
Muamma
...yine bir haltlar karıştırıyordu. beklenmedik olayların gölgesinde kalmış, beklentilerinin de hevesine kapılmıştı. yakın ve uzak olan değil, orta yollu olan her şeyi olasılık görüyor, inancını hiçbir zaman yitirmiyordu. ağlamalı ve asık suratlı günlerin üstesinden gelebileceği bir yeteneği olduğunu düşünüyorum. ama o bunun farkında mıydı? bilmiyorum... yolda yürürken karşılaştık. her zaman olduğu gibi, bir telaş içerisinde koşar adım giderken, uzaktan salladı elini. yüzünde o merhaba tebessümü hakim, aklında yüz tilki dolaşıyordu belli. nereye gidiyordu acaba? onunla bu kadar samimi biri olarak, merak etmem gereken şeyin bu olmadığı kanaatindeydim. bende peşine takılıp gitsem, görsem de rahatlasam mı acaba? diye düşünüp dururdum her sabah. yinede bir şeyler engel olur, o anda unutur, yoluma giderdim. ertesi gün onu görene kadar pişmanlık duyar, biraz da uykusuz kalırdım...
Edebiyat-Düşünce
Giden, her şeye rağmen umursamaz sanıyor kalanı. Oysa gidecek yeri bile yok! Eli, kolu yaralı. Giden, beraberinde bir çok şey götürür. Peki geri kalan her şey? Evet, geri kalan her bir şey kalanın omuzlarındadır. Giden bir vefasız edasıyla yâd ederken kalanı, her bir yanı gidenin anılarıyla dolu olduğundan pek kimse anlamaz kalanı. Hoş ihtiyacı da yoktur, bu ilk değildir ve son da olmayacaktır. Büyük meziyettir kalan olmak. Her sonbahar mevsimi, tekrar tekrar solmak. Vedanın sonunda yaşanan tüm güzellikler yerini kötü anılara bırakır. Kimse "olsun, onca güzel şey yaşadık" demez, diyemez. Dün tek bir bütün olan iki kişi, yarın zıt anlamlı iki kelimeden ibarettir. Bu kötü, ama hep böyle olur. Siz olmayın...
Edebiyat-Düşünce