Samet

Samet
@smetym
naçizane kısacık ömürlerinizde yalana yer vermek sizi hayli yoracak, biraz hakikatli ve dürüst olmanın kimseye bir zararı dokunmaz.
vefa bir veba gibiydi bizde. fedakârdık, bu yüzden çok ağladık. sonra olanları hep kadere bağladık. soğuk baharlarımız oldu, karlı yazlarımız. başkalarının ki gibi narince alnımıza değilde, yüreğimize bir hançerle kazınmış yazılarımız. bu yüklerle fazla yol alamazdık, yarı yolda geri dönmek geçmedi değil içimizden ancak yinede dönmedik. belki ölmedik ama; uğurunda ölebileceğimiz şeyler için yaşadık. dur durak yoktu filmimizde, bir solukta geçip gidiyordu. hep seçemiyorduk, fazla şansımız da yoktu. kör değildik, görüyorduk olup biteni. olmasını istediğimiz şeyleri imkansızlıklarımız katlederken izledik. biz bizeydik, aramızdan su sızmıyordu. bekledikçe artan özlemlerimiz de oldu, sevindiğimiz, güldüğümüz, beğendiğimiz şeyler de. kavuşamamak ne acı değil mi ? isteyip ulaşamamak, bir adım atamamak. işte tam bu yüzden; yazıklar olsun bize ve size, açtığında koklayamadığımız gonca güllerimize, hep bir çabayla geçen sahte ömürlerimize ve kayıp sandallarda unuttuğumuz güzel günlerimize...
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
çok hata yaptım. her defasında üzerine, yeni hatalar kattım. uslanmadım bir türlü, bir türlü akıllanmadım. düşünmedim sonumu, bulunduğum konumu, ya da engel dolu yolumu. dünya denen meskende; üzerime yağmur mu yağar, dolu mu? bile isteye koştum, kederlerim çoğaldıkça coştum. hüzünle biraz lafladık ama; o doluydu, ben boştum. aldım yanıma dünden kalanları. unuttum; dünden bugüne varamayanları. tek kalemde sildim, kırıldı ucu kalbimin. gönül sayfamda kara bir iz bıraktı; silgileri gidenlerin. sen de üz bu viraneyi, acıma! zaten daha ne eklenebilir ki ömürlük sancıma? nasıl olsa oltamı her salladığımda; yine hüsran takılacak kancama. alıştım ben, çok dert etme. bir yolunu bulur aşarım elbet. sen devam et; kesmeden nefesini koşmaya. daha çok yolun var çünkü; geçmişten kaçıp saklanmaya...
Şiir
bir umudun peşine, heba ettim ne varsa. ne çalarsan yüzüne; o kalır elinde, diyorlar. keşke kalsa... ben eminim kendimden. ve gittiğim yol; ne kadar zalim olursa olsun, ayağımı basabildiğim her an için; minnet ettim. isyan etmedim hiç! ne çektiysem hayatta; "hak ettim" dedim. bende isterdim duru bir su misali, usulca akıp gitmek. gel gelelim yokmuş kaderimde; mutlu bir sonla bitmek. üzgünüm elbet. tasım boş döndüm yine vefa borcu olanlardan. hiç elleri yüreklerine gitmiyor! hayır yok bana hatırı kalanlardan. iyisi mi ben kalkayım, geç oldu. sonra yine gelirim, yine görürüm. yine öyle boş bakar, tekrar ölürüm...
Şiir
iki dudak arası bir kelam, bir kelam sonrası noktadır; bana dârûsselâm. bir veda ukdesi, bir vefa borcu, bir yolcu elinde çantası... öyle derin bir acı ki; yok alemde kıstası. ömür denen meret; bir hummalı medet bekler, ve ekler durmadan üzerine. taşın altındaki el gibi, hep kıvranır ama kurtulmaz, sahipliğine ait olduğum ruh. günün son demlerine bir elveda, söyler, ama işitmez hiç; huyu kurusun! lakin olmaz feda... tekrar tekrar üstüne tekerrür. ve ben; bir hiç misali geçmişe güler, sonsuzluğa uzandıkça uzanırım...
Şiir
bir çay koydum kendime. birde sigara yaktım. karanlık odamın baş ucunda geçirdiğim, kaçıncı sensizlik bu? etrafa bakıyorum ama görmek hayli zor. içimde yapamadıklarımın telaşı, ümitlerimi kovalıyor. bu benim kendimle sohbetim. kendime olan acımasızlığımı böyle törpülerim. derinden bir kötülük, bir korku. hangi çıkmazın köşebaşı bu? nitekim yoksun, iyilikten geri kalmış. ileride bir ışık var fakat biraz sararmış. hasta mı? yoksa kederden mi bu soluk ışıltı? kendine gel demek için geç mi kaldım? yoksa sesimi duyuramayacak olmamdan mı içimdeki kaygı? velhasıl bende bir karartı vardır. dardır gönlümün yolu, ama evlâdâ yârdır. bir çelişki, bir dürtü, belki bir kaç hatıra. kötüyse de benimdir, yolumdur, kararımdır...
Şiir