Samet

Samet
@smetym
naçizane kısacık ömürlerinizde yalana yer vermek sizi hayli yoracak, biraz hakikatli ve dürüst olmanın kimseye bir zararı dokunmaz.
yaşama umudum değil, sen yaşamımsın. düştüğüm uçurumun boşluğunda; tutunacağım son dalsın. rüya değilsin sen bende, hayal değil; hayatsın. --- yanımda olmaman beni kırıyor ama yıkmaya yetmez. "gelecek misin?" diye sormuyorum bile kendime, gelmesen de farketmez. belki böylesi daha güzel, böylesi daha hoş. sonuçta başlayan her şey bir gün bitmek zorunda kalıyor. sen gelme iyisi mi, bitme iyisi. --- yağmurda ıslanmak isterdim seninle. gök kuşağını birlikte seyretmek, sana "günaydın" diyebilmek için yarını iple çekmek. kahveni yapmak belki, belki bir kaç şeker atmak içerisine. her gün yanan yüreğimi, aşkınla közlercesine. --- her bakışın, her yakarışın ayrı güzel. beni ben yapan tebessümlerin sahibesi, bir gülüşüne açar bin gül. ömür dayanmaz seni sevmeye, hayat yetmez. sevmek bile az sana! her haline bin övgü, bir fayda etmez...
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
...yine bir haltlar karıştırıyordu. beklenmedik olayların gölgesinde kalmış, beklentilerinin de hevesine kapılmıştı. yakın ve uzak olan değil, orta yollu olan her şeyi olasılık görüyor, inancını hiçbir zaman yitirmiyordu. ağlamalı ve asık suratlı günlerin üstesinden gelebileceği bir yeteneği olduğunu düşünüyorum. ama o bunun farkında mıydı? bilmiyorum... yolda yürürken karşılaştık. her zaman olduğu gibi, bir telaş içerisinde koşar adım giderken, uzaktan salladı elini. yüzünde o merhaba tebessümü hakim, aklında yüz tilki dolaşıyordu belli. nereye gidiyordu acaba? onunla bu kadar samimi biri olarak, merak etmem gereken şeyin bu olmadığı kanaatindeydim. bende peşine takılıp gitsem, görsem de rahatlasam mı acaba? diye düşünüp dururdum her sabah. yinede bir şeyler engel olur, o anda unutur, yoluma giderdim. ertesi gün onu görene kadar pişmanlık duyar, biraz da uykusuz kalırdım...
Edebiyat & Roman
Hôze
velhasıl kelam; bilmezsiniz siz Hôze'yi. bense ciğerini bilirim. öyle heybetli ve değişken yaşar ki şu köhne dünyada; her bir saniyesi ayrı gerilim. sıkıdır ağzı, sırrını dinlerken unutur. varsa bastığın yerde yaş bir tahta; senden önce o görür, kurutur. vefalıdır Hôze, dostunu takip eder. bir kendine hayrı yok ama, o hep; "buna kesinlikle değerdi" der. onu kazanmak kolay, kaybetmek zordur. varlığı serin bir nefes, yokluğu ateşten bir kordur. kalabalığın içinde kimse farketmez Hôze'yi. ne zaman ki dar bir yalnızlığa düşse yolu kişinin; hep onda bulur kendini. Hôze; bir ihtiyaçtır aslında insana. bazen kendinden bile çok hemde! onu tanımak, bilmek ve sevmek bir ödüldür. bunu; onu kaybetmeden anlamaksa büyük bir şans...
Şiir
yakışmıyor ağlamak, kömür karası gözlerine. ebediyete vurgun misali, gitme dalıp göklere. beni hisset biraz, kalakaldım bir başıma. ne bir mendil tutan var gözümdeki yaşıma, ne bir tuz eken; ılıktan hallice aşıma. baharın kokusunu getir. seyir eyleyeyim huzurla açan çiçekleri. gayrı görmezden gelsinler, nedir ki bilecekleri? şayet varsa diyecekleri; demesinler. biz böyle iyiyiz! geleceği ikilemde kalanlar; gelmesinler... yer dar gelsin, sığmasın semaya sevgimiz. sahtelikleri def etsin, kalsın; saf ve temiz. yağmura hasret toprak gibi suyu beklercesine, büyük ve buhranlı olsun özlemimiz. yeter ki birlikte olsun; kavuşsun ellerimiz.
Şiir
...yine sevmediğim bahar günlerinden, birini yaşıyordum. benim gibi; dışarıdaki hava da bulutla karışıktı. derin bir rüzgar türküsü, çalıyordu kulaklarımda. gözlerimde daha önce görmediğim bir sis! yalvarırken ayaklarıma gitme diye bedenim, kalbimin ısrarına yenik düşüp, gidiyordum her seferinde. ve vardığımda anlıyordum; yanlış bildiklerimin doğrusuydun sen. bu yüzden seni hiç bilemedim, hiç bilemeyecek olmak gibi...
Şiir