Sesle iletilebilecek ne kadar duygu varsa, ânında sessizliğin diline çeviriyorduk bu yüzden, duruşun diline ya da bakışın, kıpırdanışın, nefes alıp verişin, irkilişin diline.
Kaldı ki kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım ? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum.